Haldun Taner’in yazdığı Keşanlı Ali Destanı, iki perdeden oluşan, otuzdan fazla karakteri içeren bir müzikal tiyatro eseridir. Oyun, Sineklidağ’da yaşanan olayları, cesur ve iyi niyetli Keşanlı Ali üzerinden eleştirel ve mizahi bir dille anlatır. İşlemediği bir suç yüzünden hapishaneye atılan Ali’nin başından geçen olaylar, mahalledeki ilişkileri ve Ali’nin muhtarlık serüvenini konu edinir. Ali, Zilha adında bir kızı çok sever, ancak Zilha’nın amcasının öldürülmesiyle suçlanır. Mahallenin en sevilmeyen adamını öldürdüğü için Ali, herkes tarafından sevilir ve ünlenir. Ancak gerçek katil Cafer’dir ve Ali’yi öldürmesi için baskı yapılır. Zilha ve Ali, sonunda gerçeği anlar ve birlikte mutlu bir hayat sürmeye karar verirler.
Özet:
Sinelidağ, büyük bir şehrin yakınlarında bulunan, yoksul halkın yaşadığı ve varoş olarak adlandırılan bir yerleşim yeridir. Oyunun ana karakteri olan Keşanlı Ali, Çamur İhsan adlı kişiyi öldürmek suçuyla cezaevine girmiştir. Cezaevinden salıverildikten sonra ise aniden kahraman olarak tanınmıştır. Ali'nin başına gelen iki önemli sorun bulunmaktadır: İlk olarak, suçsuz yere cinayetten hapse girip çıkmıştır. İkincisi ise, öldürdüğü düşünülen Çamur İhsan’ın, Ali’nin sevdiği kadın Zilha’nın amcası olduğunun ortaya çıkmasıdır ve bu yüzden Zilha, Ali’yi amcasının katili olarak görüp ona karşı kötü davranmaktadır. Muhtarlık seçimlerini kazanarak mahallede düzen sağlamaya çalışan Ali, öncelikle haraç toplamayı sona erdirir.
Ekonomik olarak iyi durumda olan Bülent Bey, mahalleye gelir ve Zilha’yı eski eşi Nevvare’ye benzeterek ona iş teklifinde bulunur ve Zilha’yı evinde çalışması için davet eder. Bu arada, Bülent Bey’in eski eşi Nevvare eve geri dönmüştür. Keşanlı Ali, Zilha’nın Bülent Bey’in evine gitmesine sinirlenir ve eve baskın yaparak Nevvare’yi Zilha olarak yanlışlıkla kaçırır.
Zilha, amcasının katilinin Ali değil, Cafer olduğunu öğrenince Ali’ye geri dönmüştür. Cafer, bu durumda Keşanlı Ali’yi öldürmek için silahını ateşler ancak Ali daha önce davranıp yalnızca yaralanırken Cafer, Ali tarafından vurularak öldürülür. Ali, bu olaydan sonra suç işlemiş ve yeniden hapse girmiştir. Ancak Keşanlı Ali olarak kazandığı ün, zamanla bir efsaneye dönüşmüştür.