“… Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. Yaptığınızı güzel yapın; Allah güzel yapanları sever.”
(Bakara suresi, 195. ayet.)
Kötü alışkanlıklar edinmek insanın kendi elleriyle kendini tehlikeye atması sayılır mı? Niçin?
Cevap:
Kötü alışkanlıklar edinmek insanın kendi elleriyle kendini tehlikeye atması sayılır. Çünkü bu alışkanlıklar insanın hem sağlığını hem de ahlakını bozar. Allah, insanın kendine zarar vermesini istemez. Bakara suresi, 195. ayette belirtildiği gibi, Allah güzel yapanları sever. Güzel olan şeyler ise insanın hem kendisi hem de çevresi için faydalı olan şeylerdir. Bu nedenle, kötü alışkanlıklardan uzak durmak, hem Allah’ın rızasını kazanmak hem de insanın kendi iyiliği için gereklidir.
“Kimin üzerinde din kardeşinin ırzı, namusu veya malıyla ilgili bir zulüm varsa altın ve gümüşün bulunmayacağı kıyamet günü gelmeden evvel o kimseyle helalleşsin. Yoksa kendisinin iyi amelleri varsa yaptığı haksızlık miktarınca sevaplarından alınır, (hak sahibine verilir.) Şayet iyilikleri yoksa haksızlık ettiği kardeşinin günahlarından alınarak onun üzerine yükletilir.”
(Buhârî, Mezâlim 10, Rikâk, 48.)
Cevap:
Bu, Buhârî’nin Mezâlim 10, Rikâk 48’de geçen bir hadistir. Hadis, bir kişinin başkasına haksızlık yapması durumunda, kıyamet gününde bu haksızlığın telafi edileceği konusunda uyarıda bulunur. Eğer haksızlık yapan kişinin iyi amelleri varsa, bu ameller haksızlık miktarınca alınır ve haksızlık mağduru olan kişiye verilir. Eğer haksızlık yapan kişinin iyi amelleri yoksa, mağdur olan kişinin günahları haksızlık yapan kişiye yüklenir. Bu hadis, insanların birbirlerine karşı adil ve dürüst olmalarının önemini vurgular.