114 kez görüntülendi
İngilizce kategorisinde tarafından

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından
tarafından seçilmiş
 
En İyi Cevap

A. Choose the correct option.

  1. This book is a thrilling adventure story. I enjoy reading it.
    (Bu kitap heyecan verici bir macera hikayesidir. Onu okumaktan keyif alıyorum.)

  2. John can’t stand annoying people. He never talks to them.
    (John rahatsız edici insanlara katlanamaz. Onlarla asla konuşmaz.)

  3. There is an unpleasant smell in the room. Open the window, please.
    (Odada hoş olmayan bir koku var. Lütfen pencereyi aç.)

  4. Scuba diving is a challenging activity. I love it.
    (Dalgıçlık zorlu bir aktivitedir. Onu seviyorum.)

  5. Ellen likes unusual clothes. She dresses differently.
    (Ellen sıradışı kıyafetleri sever. Farklı giyinir.)

  6. Cycling is exhausting. I prefer playing chess.
    (Bisiklet sürmek yorucu. Ben satranç oynamayı tercih ederim.)

  7. My father is a creative man. He is keen on writing poems.
    (Babam yaratıcı bir adamdır. Şiir yazmaya meraklıdır.)

  8. I’m crazy about watching breathtaking movies. I love action scenes.
    (Şaşırtıcı filmleri izlemek için deli oluyorum. Aksiyon sahnelerini seviyorum.)


B. Fill in the blanks using the correct words from the box.

  1. It’s very hard to find water in the desert. All you can see is sand.
    (Çölde su bulmak çok zor. Gördüğün tek şey kum.)

  2. Farmers don’t get any crops during a(n) drought. They have hard times.
    (Çiftçiler kuraklık döneminde hiçbir mahsul alamazlar. Zor zamanlar geçirirler.)

  3. My friend lives on the large Japanese island of Hokkaido. It’s breathtaking.
    (Arkadaşım Japonya’nın büyük Hokkaido adasında yaşıyor. Manzarası nefes kesici.)

  4. Different types of fish live in the oceans. I want to dive and film them.
    (Farklı türde balıklar okyanuslarda yaşar. Onların yanında dalıp film çekmek istiyorum.)

  5. A lot of people die during earthquakes. Safety rules are important.
    (Birçok insan depremler sırasında ölür. Güvenlik kuralları önemlidir.)

  6. Their house is on the top of a(n) hill. Climbing is really tiring.
    (Evleri bir tepenin tepesinde. Tırmanmak gerçekten yorucudur.)

  7. Tsunamis are large waves after earthquakes.
    (Tsunamiler depremlerden sonra meydana gelen büyük dalgalardır.)

  8. We like spending the day at the beach in summer.
    (Yazın plajda gün geçirmeyi seviyoruz.)


C. Match the halves to make meaningful sentences.

  1. Some people fail not because of misfortune, (c) but because they lack motivation.
    (Bazı insanlar talihsizlik nedeniyle değil, motivasyon eksikliği nedeniyle başarısız olurlar.)

  2. His ambition is just (d) a starting point.
    (Onun hırsı sadece bir başlangıç noktasıdır.)

  3. Doctors tell people (b) to eat healthy foods.
    (Doktorlar insanlara sağlıklı besinler yemelerini söyler.)

  4. I want to take up pilates (f) to improve my flexibility.
    (Esnekliğimi geliştirmek için pilates yapmayı istiyorum.)

  5. Brenda trains hard (a) to achieve her goals.
    (Brenda hedeflerine ulaşmak için sıkı çalışır.)

  6. It’s very hot, so (e) we should stay indoors.
    (Hava çok sıcak, bu yüzden içeride kalmalıyız.)


D. Choose the correct options.

  1. To allow nature to take its course means
    a) to let something happen without trying to control it
    (Doğanın kendi akışına bırakmak, bir şeyin kontrol etmeye çalışmadan olmasına izin vermek demektir.)

  2. To be on the edge of one’s seat means
    b) getting very excited by a performance
    (Koltuk kenarında oturmak, bir gösteriden çok heyecanlanmak anlamına gelir.)

  3. To reach for the moon means
    a) to try to achieve something that is very difficult
    (Ayı hedeflemek, çok zor bir şeyi başarmaya çalışmak demektir.)


Put the words in the correct order.

  1. never / early / Jane / wakes up
    Jane never wakes up early.
    (Jane asla erken uyanmaz.)

  2. They / go on picnics / sometimes / in summer
    They sometimes go on picnics in summer.
    (Yazın bazen piknik yaparlar.)

  3. she / play / the piano / Does / every day
    Does she play the piano every day?
    (O her gün piyano çalar mı?)

  4. you / the dog / Do / often / take / for a walk
    Do you often take the dog for a walk?
    (Köpeği sık sık yürüyüşe çıkarır mısın?)

  5. my teeth / I / before going to bed / always / brush
    I always brush my teeth before going to bed.
    (Yatmadan önce her zaman dişlerimi fırçalarım.)

Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.

...