Eşitlik ve adalet, demokrasinin temel taşlarından olsa da, aynı şey değillerdir. Eşitlik, her bireyin hukuk önünde ve toplumda aynı haklara sahip olması anlamına gelir. Adalet ise, her bireyin ihtiyaçlarına ve durumlarına göre adil bir muamele görmesini ifade eder. Örneğin, eşitlik ilkesi herkese aynı miktarda kaynak sağlanmasını gerektirebilirken, adalet ilkesi kaynakların herkesin ihtiyaçlarına göre dağıtılmasını savunabilir.
Eşitlik, genellikle “herkese eşit muamele” olarak tanımlanırken, adalet “herkese hak ettiği muamele” olarak tanımlanabilir. Bu nedenle, eşitlik her zaman adaletli sonuçlar doğurmayabilir. Örneğin, eşitlik ilkesine göre her öğrenciye aynı kitap verilirken, adalet ilkesi öğrencilerin bireysel ihtiyaç ve yeteneklerini dikkate alarak farklı kaynaklar sağlayabilir.
Demokratik toplumlarda, eşitlik ve adaletin dengelenmesi önemlidir. Her ikisi de bireylerin özgürlüklerini ve toplumun genel refahını korumak için gereklidir. Ancak, her durumda bu iki ilkenin nasıl uygulanacağı konusunda fikir birliği olmayabilir ve bu, demokratik süreçlerin ve tartışmaların bir parçasıdır.