120 kez görüntülendi
Felsefe kategorisinde tarafından
<span itemprop="name">10. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Sayfa 87 Cevapları - Meb Yayınları</span>

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından
tarafından seçilmiş
 
En İyi Cevap

Uygulama

Aşağıdaki durumları gerçekleştirirken kullandığınız bilgileri düşününüz. Bu bilgileri doğrulamak için hangi ölçütlerin kullanılması gerektiğini nedenleriyle beraber boş bırakılan yerlere yazınız.

Cevap:

  1. Meslek seçerken:

    • İlgi Alanları: Mesleğin ilgi alanlarınıza uygun olup olmadığını kontrol edin. İlgilendiğiniz bir mesleği seçmek, işinizde daha başarılı ve mutlu olmanızı sağlar.
    • Yetenekler: Kendi yeteneklerinizi ve becerilerinizi değerlendirin. Mesleğin gerektirdiği becerilere sahip olmanız önemlidir.
    • İş İmkanları: Mesleğin gelecekteki iş imkanlarını araştırın. İstihdam olanakları geniş olan bir meslek seçmek, iş bulmayı kolaylaştırır.
    • Maaş ve Çalışma Koşulları: Mesleğin maaş ve çalışma koşullarını göz önünde bulundurun. Kendi yaşam standartlarınıza uygun bir meslek seçmek önemlidir.
  2. Teknolojik bir alet satın alırken:

    • İhtiyaçlar: Satın alacağınız ürünün ihtiyaçlarınızı karşılayıp karşılamadığını kontrol edin.
    • Fiyat-Kalite Oranı: Ürünün fiyatının, sunduğu özelliklere ve kaliteye göre makul olup olmadığını değerlendirin.
    • Kullanıcı Yorumları: Ürün hakkında diğer kullanıcıların yorumlarını okuyun. Bu, ürünün performansı hakkında fikir edinmenizi sağlar.
    • Garanti ve Servis: Ürünün garanti süresi ve servis ağı gibi sonrası hizmetlerini de göz önünde bulundurun.
  3. Bir arkadaş seçerken:

    • Güvenilirlik: Arkadaşınızın güvenilir olup olmadığını değerlendirin. Güven, her türlü ilişkinin temelidir.
    • Ortak İlgi Alanları: Ortak ilgi alanlarına sahip olmak, arkadaşlık ilişkisini güçlendirir.
    • Dürüstlük: Arkadaşınızın dürüst olup olmadığını kontrol edin. Dürüst bir arkadaş, ilişkinin sağlıklı olmasını sağlar.
    • Empati: Empati yeteneği, arkadaşınızın duygusal ihtiyaçlarınızı anlamasını ve size destek olmasını sağlar.
Aşağıda verilen metni okuyup metinden hareketle doğruluk ve gerçeklik arasındaki ilişkiyi tartışınız.
DOĞRULUK VE GERÇEKLİK
Genellikle gündelik hayatta karşımızdakinin bir iddiasını doğru bulmadığımızı belirtmek istediğimizde “Senin bu sözün yanlış.” dediğimiz gibi “Senin bu sözün gerçek değil.” dediğimiz de olur ya da daha ilginç bir örnek olarak Amerikan filmlerindeki mahkeme sahnelerinde tanığa ettirilen yemini verebiliriz: Bu yemin Türkçeye bazen “doğruyu, yalnızca doğruyu söyleyeceğime...” bazen ise “ gerçeği, yalnızca gerçeği söyleyeceğime...” şeklinde çevrilmektedir.
Aslında doğrusu birinci yani tanığın yalnızca “doğru”yu söyleyeceğine yemin etmesidir. Çünkü “gerçek” asla söylenemez: Gerçek, söylenen şeyin, iddianın konusu olan şeydir ve dış dünyada, nesnel dünyada bulunur. Örneğin “güneş”, “havanın sıcaklığı”, “yağmur yağması” bir doğru değildir, bir gerçektir. Ama güneşin var olduğuna, havanın sıcak olduğuna, dışarıda yağmur yağdığına ilişkin sözümüz, ifademiz “doğru”dur (veya eğer dış dünyada bir güneş yoksa hava sıcak değilse, yağmur yağmıyorsa “yanlış”tır). O hâlde doğruluk zihinle, zihinde bulunan veya zihnin ürettiği bir şeyle, teknik bir deyişle “önerme” ile ilgilidir. Bir önerme doğru veya yanlış olabilir. Buna karşılık gerçeklik veya gerçek olmama önermenin konusu olan şeyle özneye göre “dıştan” olan şeyle ilgilidir. Kısacası bir şey veya bir olgu doğru veya yanlış olamaz. Daha doğrusu her önerme telaffuz edilir edilmez, bu özelliği bakımından yani bir ses veya bir yazı olarak gerçektir.
Cevap:

Metinde belirtildiği gibi, “doğruluk” ve “gerçeklik” kavramları genellikle birbirinin yerine kullanılır, ancak felsefi bir bakış açısıyla bu iki kavram arasında önemli bir ayrım vardır.

Doğruluk, bir önermenin veya ifadenin, iddia edilen durum veya olguyla uyumlu olup olmadığına işaret eder. Örneğin, “Dışarıda yağmur yağıyor” ifadesi, eğer gerçekten dışarıda yağmur yağıyorsa “doğru”, eğer yağmıyorsa “yanlış” olacaktır. Bu durumda, doğruluk, zihnin ürettiği bir şeyle, yani bir önermeyle ilgilidir.

Buna karşın, gerçeklik kavramı, önermenin konusu olan, yani özneye göre “dıştan” olan şeyle ilgilidir. Yani, “güneş”, “havanın sıcaklığı”, “yağmur yağması” gibi olgular gerçektir. Bu olguların varlığı veya yokluğu, doğruluk veya yanlışlık değil, gerçeklik veya gerçek olmama durumunu ifade eder.

Sonuç olarak, bir önerme doğru veya yanlış olabilirken, bir olgu veya durum gerçek veya gerçek olmayabilir. Bu nedenle, bir önermenin doğruluğu veya yanlışlığı, o önermenin gerçekliğini veya gerçek olmamasını belirlemez. Her iki kavram da farklı bağlamlarda ve farklı anlamlarda kullanılır. Bu ayrım, özellikle felsefi tartışmalarda ve analizlerde önemlidir.

Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.

...