1. Aslı ve Mehmet yukarıdaki metni okuduktan sonra aşağıdaki iddialarda bulunmuşlardır.
a) Aslının iddialarına yönelik oluşturabileceğiniz karşı argümanlarınız veya iddialarınız neler olur?
Cevap: Aslı’nın iddialarına yönelik karşı argümanlar:
-
Dolly, yetişkin bir koyunun vücut hücresinden alınan bir hücreden üretilmemiştir. Dolly, koyunun vücut hücresinden çıkarılan çekirdeğin, çekirdeği çıkartılmış yumurta hücresine transfer edilmesiyle oluşan bir döldür.
-
Dolly, vücut hücresinin vericisi olan koyuna genetik olarak tıpatıp benzer. Dolly, genetik bir klondur. Ancak fenotip olarak aynı görünmeyebilir çünkü devreye pek çok farklı çevresel faktörler girer.
-
Polly ve Dolly’nin verici hücre kaynakları farklıdır. Dolly, yetişkin bir koyunun meme hücre çekirdeğinin yumurtaya transferiyle üretilirken Polly de embriyo hücresinin çekirdeğinin transferiyle üretiliyor.
b) Mehmet’in iddialarına karşı sizin iddialarınız nelerdir?
Cevap: Mehmet’in iddialarına yönelik karşı argümanlar:
-
Polly, üreme amaçlı klonlanmıştır. Polly’den embriyonik kök hücre elde edilmemiştir.
-
Polly, gerçekte yetişkin bir koyunun klonlanmasıyla oluşturulmamıştır. Bir koyunun embriyosundan alınmış hücrelerden üretilmiştir. Diğer bir deyişle olgun bir hücreden (gelişimini tamamlamış) değil; embriyonik bir hücrenin çekirdeğinin transferiyle üretilmiştir.
-
Polly’de gen aktarımı ve çekirdek transferi birlikte kullanılmıştır. Bu yüzden transgenik bir klondur.
2. Bilim insanları, hayvanları neden klonlamak ister?
Cevap:
Bilim insanları, hayvanları klonlamak için çeşitli amaçlarla ilgilenebilirler. Bu amaçlar şunlardır:
-
Nitelikli hayvanların kopyalanması: Hayvan klonlama, nitelikli hayvanların genetik özelliklerini korumak ve çoğaltmak için kullanılabilir. Örneğin, verimli süt üreten veya hastalıklara doğal bağışıklık geliştirmiş bireylerin kopyaları elde edilebilir.
-
Transgenezi mümkün kılmak ve geliştirmek: Transgenez, genetik bilginin bir organizmadan diğerine aktarıldığı bir işlemdir. Transgenik hayvanlar, DNA aktarımı sayesinde bazı genetik özellikleri değiştirilmiş hayvanlardır. Transgenik hayvanlar, genetik araştırmaların ilerlemesine ve genomu daha iyi anlamaya katkıda bulunabilirler.
-
Hastalıklar için yeni tedaviler geliştirmek: Hayvan klonlama, transgenezi sayesinde hastalıklarla mücadele için ilaçlar üretmek veya kök hücreler elde etmek için kullanılabilir. Örneğin, insülin ilacı, büyüme hormonları ve pıhtı önleyen proteinler gen klonlanması ile üretilmiştir. Kök hücreler ise tedavi amaçlı klonlama ile elde edilebilir. Kök hücreler, hasarlı veya hasta hücreleri onarmak veya değiştirmek için kullanılabilir.
3. Bazı bilim insanları, Sibirya’da keşfedilen donmuş mamutlardan toplanan hücrelerden klonlama yapılabileceğini ve günümüzdeki fillerin kullanılarak klon mamutların büyütülebileceğini düşünmektedirler. Siz bu düşünceye katılır mısınız? Gerekçesiyle açıklayınız.
Cevap:
-
Hayır, bu düşünceye katılmam. Gerekçesi şöyledir:
-
Klonlama, bir canlının genetik olarak aynı bir kopyasını üretme işlemidir. Klonlama için gerekli olan DNA materyali, genellikle canlının somatik hücrelerinden alınır. Somatik hücreler, vücudun çoğunu oluşturan ve gamet (üreme) hücreleri dışındaki tüm hücrelerdir.
-
Mamutlar, yaklaşık 4 bin yıl önce soyu tükenmiş devasa tüylü fillerdir. Sibirya’da buzulların altında donmuş halde bulunan bazı mamut fosilleri, bilim insanlarının ilgisini çekmiştir. Bazı bilim insanları, bu fosillerden alınan DNA örnekleriyle mamutları klonlamayı ve günümüzdeki fillerin rahimlerinde büyütmeyi planlamaktadır.
-
Ancak, mamut klonlama projesi, hem teknik hem de etik açıdan pek çok sorun içermektedir. Öncelikle, mamut DNA’sının binlerce yıl boyunca bozulmuş olması ve klonlama için yeterli kalitede olmaması muhtemeldir. İkincil olarak, mamut DNA’sını bir fil embriyosuna enjekte etmek, filler ile mamutlar arasındaki genetik farklılıklar nedeniyle başarısızlıkla sonuçlanabilir. Üçüncül olarak, klonlanan mamutların sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürdürmeleri için uygun bir çevre ve sosyal ortam bulmak zor olabilir. Dördüncül olarak, klonlama işlemi, fillerin sağlığına ve refahına zarar verebilir. Beşincil olarak, klonlama işlemi, soyu tükenmekte olan canlıları korumak için harcanması gereken kaynakları israf edebilir.
-
Dolayısıyla, mamut klonlama projesi, hem bilimsel hem de ahlaki açıdan mantıklı ve gerekli değildir. Bu nedenle, bu düşünceye katılmam.
4. Bir biyoteknoloji uzmanı olduğunuzu varsayınız. Nesli tehdit altında olan canlıların korunması ve üretilmesi konulu bir konferansa panelist olarak davet edildiniz. Dinleyicilerden biri söz alarak şu soruyu size yöneltiyor: “Nesli tehdit altında olan türleri klonlayarak çoğaltsak olmaz mı?” Siz bir uzman olarak bu dinleyicinin sorusunu nasıl cevaplardınız?
Cevap:
Hayır, nesli tehdit altında olan türleri klonlayarak çoğaltmak, hem teknik hem de etik açıdan uygun bir çözüm değildir. Gerekçesi şöyledir:
-
Klonlama, bir canlının genetik olarak aynı bir kopyasını üretme işlemidir. Klonlama için gerekli olan DNA materyali, genellikle canlının somatik hücrelerinden alınır. Somatik hücreler, vücudun çoğunu oluşturan ve gamet (üreme) hücreleri dışındaki tüm hücrelerdir.
-
Nesli tehdit altında olan türler, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan bitki ve hayvan türleridir. Bu türler, Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) tarafından iki yılda bir yayımlanan Kırmızı Liste’ye göre sınıflandırılır. Bir türün Kırmızı Liste’ye alınması için Dünya üzerinde 50’den az yetişkin bireyin kalmış olması gerekir.
-
Nesli tehdit altında olan türleri klonlamak, hem teknik hem de etik açıdan pek çok sorun içermektedir. Öncelikle, bu türlerin DNA’sının bozulmuş olması ve klonlama için yeterli kalitede olmaması muhtemeldir. İkincil olarak, bu türlerin DNA’sını başka bir türe ait bir embriyoya enjekte etmek, türler arasındaki genetik farklılıklar nedeniyle başarısızlıkla sonuçlanabilir. Üçüncül olarak, klonlanan bireylerin sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürdürmeleri için uygun bir çevre ve sosyal ortam bulmak zor olabilir. Dördüncül olarak, klonlama işlemi, DNA materyali veya embriyo sağlayan canlıların sağlığına ve refahına zarar verebilir. Beşincil olarak, klonlama işlemi, soyu tükenmekte olan canlıları korumak için harcanması gereken kaynakları israf edebilir.
-
Dolayısıyla, nesli tehdit altında olan türleri klonlamak, hem bilimsel hem de ahlaki açıdan mantıklı ve gerekli değildir. Bu nedenle, bu soruya olumsuz cevap veririm.
5. Himalaya tavşanının deri hücresinden çıkarılan çekirdek, şinşilla tavşanından alınmış bir yumurtaya naklediliyor. Kültür ortamında çoğalan hücre kümesi (embriyo) albino tavşanın uterusuna yerleştiriliyor. Klonlanan tavşanın kürkü hangi renk olur? Gerekçesiyle açıklayınız.
Cevap:
Klonlanan tavşanın kürkü, siyah ve beyaz renkli olur.
Gerekçesi şöyledir:
-
Klonlama, bir canlının genetik olarak aynı bir kopyasını üretme işlemidir. Klonlama için gerekli olan DNA materyali, genellikle canlının somatik hücrelerinden alınır. Somatik hücreler, vücudun çoğunu oluşturan ve gamet (üreme) hücreleri dışındaki tüm hücrelerdir.
-
Himalaya tavşanı, orta büyüklükte, tüyleri siyah ve beyaz renkli, gözleri ise kırmızı olan bir tavşan cinsidir. Tüy rengi, vücut sıcaklığına bağlı olarak değişir. Vücut sıcaklığının daha düşük olduğu ayak, kulak ve kuyrukta kürk rengi siyahtır. Vücudun diğer bölümlerinde ise kürk rengi beyazdır.
-
Şinşilla tavşanı, küçük ve yuvarlak bir vücuda sahip, tüyleri gri renkli bir tavşan cinsidir. Tüy rengi, genetik olarak belirlenir ve vücut sıcaklığına bağlı olarak değişmez.
-
Albino tavşan, tüm vücudu beyaz renkli, gözleri ise kırmızı olan bir tavşan cinsidir. Tüy rengi, melanin pigmentinin üretilememesinden kaynaklanır ve vücut sıcaklığına bağlı olarak değişmez.
-
Klonlama işleminde, Himalaya tavşanının deri hücresinden çıkarılan çekirdek, şinşilla tavşanından alınmış bir yumurtaya nakledilir. Bu şekilde, yumurtanın genetik materyali Himalaya tavşanının DNA’sı ile değiştirilmiş olur. Kültür ortamında çoğalan hücre kümesi (embriyo), albino tavşanın uterusuna yerleştirilir. Bu şekilde, albino tavşan sadece taşıyıcı annelik yapar ve embriyonun genetik materyaline katkıda bulunmaz. Dolayısıyla, klonlanan tavşanın genetik materyali Himalaya tavşanının DNA’sı ile aynı olur ve tüy rengi de Himalaya tavşanının tüy rengi ile aynı olur. Yani, siyah ve beyaz renkli olur.