Bu örnekten yola çıkarak ilerleyen zamanlarda canlıların besin ve oksijen ihtiyacının karşılanması için bitkiler dışında başka canlılardan da faydalanabileceği görüşüne katılmak mümkündür. Elysia chlorotica gibi deniz tavşanı türleri, alglerin kloroplastlarını sindirmediği için fotosentez yapabilen canlılardır. Bu sayede, güneş ışığı altında besin ve oksijen üretebilirler. Bu canlılar, bitkilerle ortak bir özellik paylaşmaktadır. Ancak bitkiler dışında fotosentez yapabilen başka canlılar da vardır. Örneğin, bazı siyanobakteriler, algler ve protistler de fotosentez yapabilir. Bu canlılar, atmosferdeki oksijenin büyük bir kısmını sağlarlar. Dolayısıyla, bitkiler dışında fotosentez yapabilen canlıların varlığı, besin ve oksijen ihtiyacının karşılanması için önemlidir. Ancak bu görüşe katılmayanlar da olabilir. Bazı insanlar, fotosentez yapabilen canlıların sayısının ve çeşitliliğinin yeterli olmadığını, bitkilerin daha verimli ve yaygın olduğunu düşünebilirler. Ayrıca, fotosentez yapabilen canlıların da beslenmeye ihtiyaç duyduğunu, sadece fotosentezle yaşayamadıklarını savunabilirler. Bu nedenle, bitkilerin besin ve oksijen ihtiyacının karşılanmasında vazgeçilmez olduğunu iddia edebilirler. Benim görüşüm ise, bitkiler dışında fotosentez yapabilen canlıların da besin ve oksijen ihtiyacının karşılanmasına katkı sağladığıdır. Ancak bu katkının bitkilerinkinden daha az olduğunu kabul etmek gerekir. Bu yüzden, bitkileri korumak ve çoğaltmak önemlidir. Aynı zamanda, fotosentez yapabilen diğer canlıları da tanımak ve araştırmak gerekir. Belki de ileride bu canlılardan daha fazla faydalanma yolları bulunabilir.