Cumhuriyetin ilanı, Türk devriminin bir parçası olarak görülebilir. Mustafa Kemal Paşa, cumhuriyet düşüncesini Erzurum Kongresi’nden beri savunuyordu. Ancak cumhuriyeti resmen ilan etmek için uygun bir zaman bekliyordu. Bu zamanın gelmesi için bazı engellerin aşılması gerekiyordu. Bunlardan en önemlisi saltanattı. Saltanat, Osmanlı Devleti’nin yıkılmasından sonra bile devam ediyordu. Saltanatın kaldırılması için 1 Kasım 1922’de TBMM’de bir kanun teklifi verildi ve kabul edildi. Böylece cumhuriyetin ilanının önündeki en büyük engel ortadan kalktı
Bir diğer engel ise uluslararası alandaki durumdu. Türkiye, Lozan Antlaşması’nı imzalayarak bağımsızlığını tüm dünyaya kabul ettirmek istiyordu. Lozan Antlaşması, 24 Temmuz 1923’te imzalandı ve 23 Ağustos 1923’te TBMM tarafından onaylandı. Böylece Türkiye, yeni rejimini ilan etmeden önce uluslararası alanda güçlü bir konuma geldi.
Bir başka engel ise iç siyasi bunalımdı. 1921 Anayasası’na göre, meclis hükümeti sistemi uygulanıyordu. Bu sistemde, hükümetin kurulması ve işlemesi zorlaşıyordu. 25 Ekim 1923’te hükümetin istifasıyla bir bunalım yaşandı. Bu bunalım, Mustafa Kemal Paşa’ya cumhuriyeti ilan etmek için bir fırsat verdi. O gece İsmet Paşa ile birlikte anayasa değişikliği teklifini hazırladı ve ertesi gün meclise sundu. Teklif, oy birliğiyle kabul edildi ve Türkiye Devleti’nin hükümet şekli cumhuriyet olarak belirlendi.
Bu bilgilerden yola çıkarak, Mustafa Kemal’in cumhuriyeti resmen ilan etmemesinin nedenlerini şöyle sıralayabiliriz:
-
Saltanatın kaldırılmasını beklemek
-
Lozan Antlaşması’nın imzalanmasını ve onaylanmasını beklemek
-
Siyasi bunalımın ortaya çıkmasını beklemek
Bu nedenler, Mustafa Kemal’in cumhuriyeti ilan etmek için hem iç hem de dış şartların olgunlaşmasını istediğini gösteriyor. Cumhuriyetin ilanı, sadece bir yönetim şekli değişikliği değil, aynı zamanda Türk milletinin çağdaşlaşma ve bağımsızlık yolunda attığı büyük bir adım olarak değerlendirilebilir.