-
Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı’nda kazandığı başarıları durdurmak ve Sevr Antlaşması’nı kabul ettirmek. İtilaf Devletleri, Sevr Antlaşması ile Türkiye’yi parçalamak ve Anadolu’da işgal ettikleri toprakları korumak istiyorlardı. Ancak TBMM, Sevr Antlaşması’nı tanımadığını ve Misak-ı Milli’ye dayanarak bağımsızlık mücadelesi vereceğini ilan etmişti. TBMM, Birinci İnönü Muharebesi’nde Yunan ordusunu durdurmuş, Güney Cephesi’nde Fransızlara karşı başarılı olmuş, Sovyetler Birliği ile dostluk antlaşması imzalamıştı. Bu durum, İtilaf Devletleri’nin planlarını bozmuş ve Türkiye’ye karşı yeni bir politika geliştirmelerini gerektirmişti.
-
İtilaf Devletleri arasındaki anlaşmazlıkları gidermek ve ortak bir tutum sergilemek. İtilaf Devletleri, Türkiye ile ilgili olarak farklı çıkarlara ve görüşlere sahiptiler. İngiltere, Yunanistan’ı destekleyerek Anadolu’da ilerlemesini istiyor, Musul ve Kerkük gibi petrol bölgelerini elde etmek istiyor, Boğazlar üzerinde kontrol kurmak istiyor, Rusya ile rekabet etmek istiyordu. Fransa ise, Suriye ve Lübnan gibi bölgelerde nüfuzunu artırmak istiyor, Türkiye ile barışçıl ilişkiler kurmak istiyor, Almanya ile işbirliği yapmak istiyordu. İtalya ise, Anadolu’nun güneybatısında kendi payını almak istiyor, Yunanistan’ın genişlemesine karşı çıkıyor, Türkiye ile dostane ilişkiler kurmak istiyordu. Bu farklılıklar, İtilaf Devletleri’nin Türkiye’ye karşı ortak bir tavır almasını zorlaştırıyordu. Londra Konferansı’nda bu anlaşmazlıkları gidermek ve Türkiye’ye karşı bir baskı unsuru oluşturmak istiyorlardı.
-
Yunanistan’a zaman kazandırmak ve askeri desteğini arttırmak. İtilaf Devletleri, özellikle İngiltere, Yunanistan’ın Anadolu’da Türk direnişini kırmasını ve Sevr Antlaşması’nın uygulanmasını sağlamasını umuyordu. Ancak Yunan ordusu, Birinci İnönü Muharebesi’nde yenilmiş ve ikmal sıkıntısı çekmeye başlamıştı. Yunanistan, savaşı sürdürebilmek için İtilaf Devletleri’nden daha fazla askeri ve mali yardım talep ediyordu. İtilaf Devletleri ise, Yunanistan’a zaman kazandırmak ve yardım etmek için Londra Konferansı’nı düzenlediler.
Bu gayelerden yola çıkarak, Londra Konferansı’nın İtilaf Devletleri’nin Türkiye’ye karşı son bir girişimi olduğunu söyleyebiliriz. Ancak konferans sonuçsuz kaldı ve Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesi devam etti.