Atatürk dış politikada, Türkiye’nin bağımsızlığını, güvenliğini, barışını ve çağdaşlaşmasını sağlamak için bazı ilkelere dikkat edilmesini istemiştir.
Bu ilkelere göre, Türkiye’nin dış politikası:
-
Gerçekçi olmalıdır. Yani, Türkiye’nin gerçek durumunu, gücünü, çıkarlarını ve hedeflerini göz önünde bulundurmalıdır. Boş hayallerin peşinde koşmamalıdır.
-
Bağımsız olmalıdır. Yani, Türkiye’nin siyasi, ekonomik, kültürel ve askeri alanda başka devletlere bağımlı olmaması gerektiğini savunmalıdır. Başka devletlerin iç işlerine karışmamalı ve kendi iç işlerine karıştırılmamalıdır.
-
Barışçıl olmalıdır. Yani, Türkiye’nin savaştan kaçınması ve bütün dünyanın huzur ve sosyal adalet içinde olmasını istemesi gerektiğini belirtmelidir. “Yurtta barış, cihanda barış” ilkesini benimsemelidir.
-
Güvenli olmalıdır. Yani, Türkiye’nin kendisini koruyabilecek ekonomik ve askeri bir güce sahip olması gerektiğini vurgulamalıdır. Ülke güvenliğinin sağlanması için gerekli görüldüğünde bölgesel barışın korunması amacıyla ittifaklar kurulabileceğini de göz ardı etmemelidir.
-
Batıcı olmalıdır. Yani, Türkiye’nin çağdaş uygarlık düzeyine ulaşması için Batı’nın gelişmişliğini örnek alması gerektiğini savunmalıdır. Akılcı ve modern bir politika izlemelidir.
Bu ilkelere uygun olarak Atatürk döneminde Türkiye, Lozan Antlaşması ile uluslararası alanda tanınmış, Milletler Cemiyeti’ne üye olmuş, Balkan Antantı ve Sadabat Paktı gibi bölgesel işbirlikleri kurmuş ve Batılı devletlerle dostane ilişkiler geliştirmiştir. Atatürk’ün dış politika ilkeleri, bugün de Türkiye’nin dış politikasına yön vermektedir.