11. Sınıf Ekoyay Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 101 Cevapları
Azeri edebiyatı ile ilgili bir araştırma yapıp arkadaşlarınızı sınıfta bilgilendiriniz.
Cevap:
Azeri edebiyatı, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin resmi devlet dili olan Azerice ile yazılmış metinlerden oluşan bir Türk edebiyatı koludur. Azeri edebiyatı, İslam ve İran medeniyeti, Batı medeniyeti ve Rus işgali gibi çeşitli etkenlerden etkilenmiş, çok zengin ve çeşitli bir edebiyat geleneği oluşturmuştur. Azeri edebiyatı, klasik, modern ve çağdaş olmak üzere üç döneme ayrılabilir.
Klasik Azeri edebiyatı, 12. yüzyıldan 19. yüzyılın ortalarına kadar devam eden bir dönemi kapsar. Bu dönemde, Azeri edebiyatında Farsça yazan önemli şairler yetişmiştir. Bunlardan en meşhuru Nizami Gencevi’dir. 14. yüzyıldan sonra, bölgeye gelen Türk akınlarıyla birlikte Türkçe yazan şairler de ortaya çıkmıştır. Bu dönemin en büyük şairi Nesimi’dir. 16. yüzyılda ise hem Osmanlı hem Azeri edebiyatının ortak değeri olan Fuzuli, dünya çapında bir lirik şair olarak tanınmıştır. 18. yüzyılda ise Azeri edebiyatında dilde sadeleşme ve halk şiiri ile klasik şiirin yakınlaşması görülmüştür.
Modern Azeri edebiyatı, 19. yüzyılın ortalarından 20. yüzyılın başlarına kadar süren bir dönemi ifade eder. Bu dönemde, Azerbaycan coğrafyası Rus işgaline girmiş, Güney Azerbaycan ise İran egemenliğine sokulmuştur. Bu durum, Azeri aydınlarını ulusal benlik, özgürlük, vatan gibi kavramlara yönelik bir edebiyat üretmeye sevk etmiştir. Bu dönemin öncü isimleri arasında Mirze Fetali Ahundov, Hasan Bey Zerdabi, Mirze Kâzım Bey gibi toplumsal konuları işleyen yazarlar sayılabilir. Ayrıca bu dönemde mizah, tiyatro, opera ve operet gibi türler de gelişmiştir.
Çağdaş Azeri edebiyatı, 20. yüzyılın başından günümüze kadar devam eden bir dönemi kapsar. Bu dönemde, Rusya’da başlayan değişimler ve komünist rejimin baskısı altında Azerbaycan’da ulusal benliğe dönüş eğilimi güçlenmiştir. Türkçülük, İslamcılık, Batıcılık gibi akımlar gündeme gelmiş; özellikle Türkçülük hareketi çevresinde dergiler, gazeteler yayımlanmıştır. Bu dönemin önemli sanatçıları arasında Üzeyir Hacıbeyli, Samed Vurgun, Bahtiyar Vahapzade, Nebi Hazri, Ahmet İsmail gibi isimler bulunmaktadır.
Nevruz hakkında bildiklerinizi sınıfınızda sözlü biçimde dile getiriniz.
Cevap:
Nevruz, Farsça’da “yeni gün” anlamına gelen bir kelimedir. Nevruz, baharın ilk günüdür ve bu gün kuzey yarım kürede bahar ekinoksunun (gün tün eşitliği) oluştuğu gündür. Güneş ekvatora dik açı ile gelir, gece ve gündüz birbirine eşitlenir. Nevruz, yaklaşık 3000 yıldır dünya çapında çeşitli halklar tarafından kutlanan geleneksel yeni yıl ya da doğanın uyanışı ve bahar bayramıdır
Nevruz’un kökeni İran kültürü ve Zerdüştlük dinine dayanmaktadır. Zerdüştler için Nevruz, kutsal bir gündür ve yaratılışın başlangıcını simgeler Nevruz, İran takvimine göre de yılın ilk günüdür Günümüzde İran’da Nevruz, resmi tatil olarak kutlanmaktadır. İranlılar, Nevruz öncesinde evlerini temizler, yeni kıyafetler alır, sofralarına haftasın adı verilen yedi sembolik yiyecek koyar, ateş üzerinden atlar, akraba ve dostlarını ziyaret ederler
Nevruz, sadece İranlılar için değil, pek çok millet için de önemli bir bayramdır. Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Özbekistan, Tataristan, Uygur Bölgesi, Anadolu ve Balkanlarda da Nevruz canlı bir şekilde kutlanmaktadır Bu bölgelerde yaşayan Türk halkları için Nevruz, Göktürklerin Ergenekon’dan çıkışını anlatan bir efsaneye dayanmaktadır. Türk halkları da Nevruz’da evlerini süsler, bayraklar asar, yumurta boyar, demir döver, çeşitli oyunlar oynar, şenlikler düzenler ve pilav gibi geleneksel yemekleri yerler.
Nevruz’un küresel bir bayram olduğunu gösteren bir başka kanıt da Birleşmiş Milletler’in bu bayrama verdiği destektir. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 2010 yılında Nevruz’u “Dünya Nevruz Bayramı” ilan etmiştir. Ayrıca Birleşmiş Milletler Manevi Kültür Mirası Koruma Kurulu da Nevruz’u "Dünya Manevi Kültür Mirası Listesi"ne dahil etmiştir.
trtavaz adresinden aşık oynamak ve yumurta boyamak ile ilgili videoları sınıfınızda izleyiniz.
Cevap: Videoları trt avaz dan indirmeniz gerekmektedir.
“Aşık daima bey oturmaz.” atasözü ile “aşık atmak” deyiminin anlamlarını araştırınız.
Cevap:
Bu iki söz öbeği, dilimizde aşık oyunu adı verilen bir oyundan gelmektedir. Aşık oyunu, iki veya daha fazla kişinin birbirine karşı aşıklarını yere atarak yarıştığı bir oyundur. Aşıklar, çukur ve yumru yüzleri olan tahta veya kemikten yapılmış küçük silindirlerdir. Aşık oyunu, Anadolu ve Azerbaycan’da yaygın olarak oynanmaktadır.
“Aşık daima bey oturmaz.” atasözü, işi çoğunlukla iyi giden bir kimse, talihinin her zaman ona yâr olamayacağını bilmelidir anlamında kullanılmaktadır. Bu atasözü, aşık oyununda aşığın en sağlam oturuşunun bey oturuşu olduğunu belirtmektedir. Bey oturuşu, aşığın çukur yüzünün yere, yumru yüzünün üste gelmesi durumudur. Bu durumda aşık en az hareket eder ve rakibin aşığını devirmesi zorlaşır. Ancak bu oturuşun her zaman gerçekleşmeyeceği de bilinmelidir.
“Aşık atmak” deyimi ise biriyle yarışmak, boy ölçüşmek, meydan okumak ve rekabet etmek anlamlarında kullanılmaktadır. Bu deyim, aşık oyununda rakibe karşı aşıkları atarak onu yenmeye çalışmak durumunu ifade etmektedir. Bu deyim genellikle “Sen benimle (onunla) aşık atamazsın.” şeklinde kullanılmaktadır.
11. Sınıf Ekoyay Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 102 Cevapları
1. “Metinde Geçen Bazı Kelime ve Kelime Grupları” bölümünde verilen kelimeler aslında kimi ses değişikliklerinin dışında günümüz Türkiye Türkçesinde de kullanılan kelimelerdir. Bunların dışında şiirde geçen kelimelerde bazı ses değişiklikleri yaparsanız kelimelerin anlamlarını rahatlıkla bulabilirsiniz. Öğretmeninizden yardım alarak bu kelimelerin anlamlarını sınıfınızda metnin bağlamından bulmaya çalışınız.
-
gülli : güllü
-
soyardıh: soyardık
-
bahup: bakıp
2. Okuduğunuz metnin temasını bulunuz.
Cevap: Nevruz Bayramı ve kutlamaları anlatılmaktadır.
11. Sınıf Ekoyay Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 103 Cevapları
3. Şiirdeki söyleyiciyi ve söyleyicinin hitap ettiği kişiyi tespit ediniz. Okuduğunuz bu şiirde şiirin söyleyicisi ile özdeşleşebildiniz mi? Düşüncelerinizi açıklayınız.
Cevap: Söyleyici şairdir hitap ettiği kişi ise okuyan herkestir. Okuyanlara baharın tasvirini Nevruz’un güzelliğini aktarır. Bu şiirde söyleyici ile kendimi özdeşleştirme durumum oldu. Çünkü çok etkilendim şiirden.
4. Belirlediğiniz söyleyiciyi ve söyleyicinin hitap ettiği kişiyi değiştirerek şiiri okuyunuz. Tespit ettiğiniz değişiklikleri yorumlayınız.
Cevap: Çok bir değişiklik olmadığını gördüm.
5. Şairin, bayramın olduğu günde vatanına özlemini metinden gösteriniz.
Cevap: Yumurtalar boyanır birbirine tokuşturulur kırılanlar soyulur oynamalara doyulmazmış.
Yumurtanı göyçek gülli boyardıh,
Çakgışdırup sınanların soyardıh,
Oynamahdan birce meğer doyardıh,
Eli mene yaşıl aşıh vererdi,
6. Türk dünyasının son dönemlerde yetiştirdiği en büyük şairlerden biri olan Şehriyar, Heyder Baba’ya Selam şiiri ile oldukça ünlenmiştir. Okuduğunuz metinden de yola çıkarak bu durumun gerekçelerini irdeleyiniz.
Cevap: Bu şiirde Türkçenin en saf ve güzel hali kullanılmıştır. Bunun yanında Şehriyar gibi bir şairin zengin duygu dünyası bütün Türk devletlerinde evrensel bir şair olmasını sağlamıştır denilebilir.
7. “Ağ bulutlar köyneklerin sıkanda” dizesindeki söz sanatını bulunuz.
Cevap: Kişileştirme vardır. Beyaz gömlekler insan gibi düşünülmüştür.
8. Okuduğunuz şiirin ölçüsünü, kafiye dizilişlerini, nazım birimini bulunuz. Türk şiir geleneği açısından şiirin ahenk özelliklerini değerlendiriniz.
Cevap: 11’li hece ölçüsü kullanılmıştır. Kafiye dizilişi aaabb cccbb şeklindedir. Nazım birimi bent tir. Şiirin ahenk unsurları kafiye redif ve dize tekrarı şeklinde görülmektedir. Aliterasyon ve asonanslar da vardır.
9. Son kıtada nevruz kelimesi bir insana ad olarak verilmiştir. Türklerdeki ad verme geleneğinden hareket ederek bu durumu açıklayınız.
Cevap: Türkler için doğa önemli bir yer tutar. Doğaya ait bir çok öğe ve durum Türklerde çocuk ismi olarak kullanılmıştır. Bunun bir örneğini bu şiirde de görürüz. Nevruz zamanı bir çocuğa ad olarak konulmaktadır.
10. Heyder Babaya Selam metnini yaşamın gerçekliğini yansıtması açısından değerlendiriniz.
Cevap: Yaşamın içinden gerçek kesitlerden hareketle şiir oluşturulmuştur. Şair hem çocukluğunu hem de Nevruz zamanı yaptıklarını şiirde anlatma yoluna gitmiştir.
11. Şiirin söyleyicisini açık ve anlaşılır olma, doğru sözlü olma ve doğal yaşama duyarlı olma açısından değerlendirirseniz hangi sonuçlara ulaşırsınız?
Cevap: Başarılı bulurum. Çünkü şair bu şiirinde açık ve anlaşılır bir dil tercih etmiştir. Doğal yaşamın doğal söyleyişlerini kullanması da duyarlılığını göstermesi bakımından önemlidir.
12. Okuduğunuz şiirde içerik; doğal, toplumsal ve bireysel gerçeklik açısından incelenirse hangi sonuçlara ulaşılır?
Cevap: İçerik doğanın tazelenmesi ve baharın gelmesi üzerine şekillendirilmiştir. Buradan da anlaşılacağı üzere doğa ve doğanın insanlar üzerindeki etkileri şiirin içeriğinin özünü oluşturmaktadır.
13. Okuduğunuz şiirin içerik ve biçim özelliklerine yönelik kısa bir eleştiri yazısını aşağıya yazınız.
Cevap: Şiiri içeriği işleme bakımından çok başarılı buldum. Geleneksel bir eğlenceyi evrensel bir köy hasreti şeklinde anlatmayı başarması şairin ne kadar güçlü bir şair olduğunu göstermektedir. Bunun yanında dil sade yalındır. Ölçü olarak Hece ölçüsü tercih edilmiştir. Bu durum da halkın şiire çok ilgi göstermesini sağlamıştır.