Osmanlı Devleti’nde farklı türde okulların bulunması, toplumda eğitim sisteminde birliğin olmamasına ve farklı dünya görüşünde insanlar yetişmesine neden olmuştur. Bu durum, aydınlar arasında ve ordu içinde mektepli-medreseli, mektepli-alaylı gibi ayrımlara yol açmıştır. Bu ayrımlar, toplumun ilerlemesi yönünde önemli bir engel oluşturmuştur.
Ayrıca azınlıklara ve yabancı devletlere ait bazı okullar ise Osmanlı Devleti’nin dağılmasında etkili olmuşlardır. Bu okullar, azınlık topluluklarının milliyetçilik duygularını körüklemiş ve bağımsızlık hareketlerine destek vermişlerdir. Cumhuriyet kurulduktan sonra pek çok topluluğa ait okullar kapatılmış ve sadece İstanbul, Gökçeada ve Bozcaada’da bulunan Ermeni, Rum ve Musevi okulları açık kalmıştır.
Bu sorunların çözümü için azınlık okullarına eğitim ve öğretime dair ayrı bir kanun ve yönetmelik hazırlanması, ders kitapları ve eğitim materyallerini geliştirmek için devlet desteği sağlanması, ana dilde eğitim veren okulların sayısının artırılması gibi öneriler sunulmuştur.