Atatürk milliyetçiliği, ırkçılığı, sınıf ve zümre ayrımını reddeden, kültür milliyetçiliğine dayanan bir milliyetçilik anlayışıdır. Atatürk, milleti, aynı vatana sahip, aralarında dil, kültür ve siyasi birlik olan insanlar topluluğu olarak tanımlamıştır.
Atatürk milliyetçiliğine göre dış politika anlayışı ise şu temel ilkeleri içerir:
-
Tam bağımsızlık: Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin dış politikasında hiçbir devlete veya güce bağımlı olmamasını savunmuştur. Kurtuluş Savaşı ile Türkiye’nin bağımsızlığını kazanan Atatürk, Sevr Antlaşması’nın yerine Lozan Antlaşması’nı imzalayarak Türkiye’nin egemenliğini uluslararası alanda tanıtmıştır.
-
Ulusal egemenlik: Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin dış politikasında milletin iradesinin esas alınmasını istemiştir. Türkiye’nin iç ve dış meselelerinde milletin çıkarlarını gözeten ve milletin yararına kararlar veren bir yönetim şekli olan cumhuriyeti kurmuştur.
-
Barışçılık: Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin dış politikasında barışa dayalı ilişkilerin kurulmasını amaçlamıştır. "Yurtta sulh, cihanda sulh." sözüyle ifade ettiği bu ilke doğrultusunda Türkiye’yi savaşlardan uzak tutmaya çalışmıştır. Komşu ülkelerle ve dünya devletleriyle dostluk ve işbirliği içinde olmayı tercih etmiştir.
-
Çağdaşlaşma: Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin dış politikasında çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmayı hedeflemiştir. Batılı devletlerle eşit şartlarda ilişki kurabilmek için Türkiye’nin bilim, sanat, eğitim ve ekonomi alanlarında reformlar yapmasını sağlamıştır. Türkiye’yi medeni bir devlet olarak tanıtmak için çeşitli kültürel ve diplomatik faaliyetlerde bulunmuştur.