Osmanlı Devleti’nin bu yüzyılda hem büyük değişimler yaşaması hem de büyük zorluklarla karşılaşması nedeniyledir.
XIX. yüzyıl, Osmanlı Devleti’nin Batılılaşma çabalarının yoğunlaştığı, askeri, idari, siyasi ve kültürel reformların yapıldığı bir dönemdir. Bu reformlar, Osmanlı Devleti’nin gerileyen gücünü yeniden canlandırmak ve Avrupa devletleriyle rekabet edebilmek için gerekli görülmüştür. Bu reformlar arasında Nizam-ı Cedid, Sened-i İttifak, Tanzimat Fermanı, Islahat Fermanı, Meşrutiyet ve İttihat ve Terakki gibi önemli gelişmeler sayılabilir.
XIX. yüzyıl, aynı zamanda Osmanlı Devleti’nin büyük güçlerle ilişkilerinin değiştiği ve karmaşıklaştığı bir dönemdir. Osmanlı Devleti, bu yüzyılda Rusya, İngiltere, Fransa, Avusturya ve Prusya gibi devletlerle pek çok savaşa girmiş ve toprak kaybetmiştir. Bu devletler, Osmanlı Devleti’nin iç işlerine karışmış, azınlıklara destek vermiş ve paylaşım planları yapmışlardır. Bu devletler arasında Osmanlı Devleti’ne en büyük tehdit Rusya olmuştur. Rusya, Balkanlar ve Kafkasya’da Osmanlı topraklarını ele geçirmeye çalışmıştır.
XIX. yüzyıl, ayrıca Osmanlı Devleti’nin iç sorunlarının da arttığı bir dönemdir. Osmanlı Devleti’nin merkezi otoritesinin zayıflaması sonucu ayanlar ve eyalet valileri güç kazanmıştır. Yeniçeriler ve ulema gibi geleneksel kesimler reformlara karşı çıkmış ve isyanlar çıkarmışlardır. Azınlıklar ise bağımsızlık hareketleri başlatmış ve büyük güçlerden destek almışlardır.
Bu nedenlerle XIX. yüzyıl, Osmanlı Devleti için “en uzun yüzyıl” olarak adlandırılmıştır. Çünkü bu yüzyıl hem Osmanlı Devleti’nin tarihinde önemli bir dönüm noktası hem de büyük bir mücadele sürecidir.