“Osmanlı halifesinin İngiliz sömürgelerinde etkili olabileceği” düşüncesinin kaynağı, Osmanlı Devleti’nin İslam dünyasında siyasi ve dini bir otorite olarak görülmesi ve İngiliz sömürgelerinde yaşayan Müslümanların Osmanlı halifesine bağlılık duyması olabilir. Osmanlı Devleti, 1517 yılında Memluk Devleti’ni yıkarak Mısır’ı ele geçirmiş ve Abbasi halifesi Mutavakkıl III’ün halifelik yetkilerini devralmıştır. Böylece Osmanlı Devleti, İslam dünyasının en büyük ve en güçlü devleti haline gelmiş ve halifelik makamını da elinde tutmuştur. Osmanlı Devleti, halifelik makamını hem siyasi hem de dini bir güç olarak kullanmış ve diğer Müslüman devletlerle ilişkilerini bu temelde yürütmüştür. Osmanlı Devleti, aynı zamanda İslam dünyasının savunucusu olarak da rol oynamış ve Avrupa devletlerinin Müslüman topraklarına yönelik saldırılarına karşı koymuştur.
İngiliz sömürgelerinde yaşayan Müslümanlar, Osmanlı Devleti’ni ve halifesini kendilerine yakın hissetmiş ve onlara karşı bir bağlılık duymuşlardır. Özellikle Hindistan’da yaşayan Müslümanlar, Osmanlı Devleti’nin İngiltere’ye karşı verdiği mücadeleye destek vermiş ve Osmanlı halifesinin korunması için çaba göstermişlerdir. Hindistan’da 1919 yılında kurulan Hilafet Hareketi, Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’nda yenilmesinden sonra Sevr Antlaşması ile parçalanmasına ve halifeliğin kaldırılmasına karşı çıkmış ve İngiliz sömürge yönetimine karşı direnmiştir. Bu hareket, Hindistan’daki milliyetçi hareketlerle de işbirliği yapmış ve Gandhi gibi liderlerin desteğini almıştır.
Bu nedenlerle, “Osmanlı halifesinin İngiliz sömürgelerinde etkili olabileceği” düşüncesi, tarihsel bir gerçekliğe dayanmaktadır. Ancak bu düşünce, aynı zamanda İngiltere’nin Osmanlı Devleti’ni zayıflatmak için kullandığı bir bahane de olabilir. İngiltere, Osmanlı Devleti’nin çöküşünden sonra Ortadoğu’daki topraklarını paylaşmak isteyen Avrupa devletleri arasında yer almış ve bölgedeki petrol kaynaklarına sahip olmak için çeşitli antlaşmalar yapmıştır. İngiltere, ayrıca bölgedeki Arap halklarını kendi yanına çekmek için onlara bağımsızlık vaat etmiş, ancak bu vaatleri yerine getirmemiştir. İngiltere’nin bu politikaları, bölgede uzun süreli bir istikrarsızlık ve çatışma ortamı yaratmıştır.
Bu bağlamda, “Osmanlı halifesinin İngiliz sömürgelerinde etkili olabileceği” düşüncesi, hem Osmanlı Devleti’nin tarihteki rolünün hem de İngiltere’nin sömürgeci emellerinin bir yansıması olarak görülebilir.