Mustafa Kemal bu fikrini 1918 yılında, Mondros Mütarekesi’nden sonra, İstanbul’u işgal eden İtilaf Devletleri’nin baskısı altında kalan Osmanlı Hükümeti’ne ve Meclis-i Mebusana söylemiştir. Mustafa Kemal, Meclisin İstanbul’da toplanmasının sakıncalı olacağını düşünmesinin nedenleri şunlar olabilir:
-
Meclis-i Mebusan, İtilaf Devletleri’nin denetimi altında olduğu için, milli iradeyi yansıtamaz ve milli hakları savunamazdı.
-
Meclis-i Mebusan, İtilaf Devletleri’nin isteklerine boyun eğmek zorunda kalır ve memleketin bölünmesine razı olurdu.
-
Meclis-i Mebusan, İtilaf Devletleri’nin her an müdahalesine maruz kalır ve dağıtılma tehlikesiyle karşı karşıya kalırdı.
-
Meclis-i Mebusan, İstanbul dışındaki bölgelerle iletişim kurmakta zorlanır ve milli mücadeleye katılamazdı.
Mustafa Kemal’in bu fikri doğru çıkmış ve olaylar onun tahmin ettiği gibi gelişmiştir. 16 Mart 1920 tarihinde, İtilaf Devletleri Meclis-i Mebusanı basarak dağıtmış ve bazı mebusları tutuklamıştır. Bu olaydan sonra, Mustafa Kemal’in Ankara’da kurduğu Büyük Millet Meclisi, milli iradeyi temsil etmiş ve milli mücadeleyi başlatmıştır.