Fenikeliler, Antik Çağ’da yaşamış olan Sami dillerine mensup bir dil konuşan Akdenizli bir kavimdir. Bereketli Hilal’in Akdeniz’e bakan kıyılarında gelişen bu uygarlık, talassokrasik bir yapıda şekillenmiştir. Yani denizcilik faaliyetlerinin ön plana çıktığı bir imparatorluk olma özellikleri vardır. Fenikeliler, Doğu Akdeniz’den tüm Akdeniz kıyılarına hatta Atlas Okyanusuna yayılarak en bilineni Kartaca olan şehir devletleri kurmuşlardır.
Fenikelilerin tarihi, MÖ 1500 ile MÖ 539 yılları arasına dayanmaktadır. Bu dönemde Fenikeliler, Mısır, Hitit, Asur ve Babil gibi güçlü devletlerle ticari ve siyasi ilişkiler içinde olmuşlardır. Fenikelilerin kurduğu şehirler arasında Biblos, Beyrut, Sayda, Sur, Akka ve Arvad gibi önemli limanlar bulunmaktadır.
Fenikelilerin kültürel açıdan çok gelişmiş oldukları bilinmektedir. Uygarlığın denizcilik faaliyetlerinin yanında cam işleme sanatında da gelişmiş oldukları görülmektedir. Ayrıca gittikleri yerlere zeytin, zeytinyağı, incir, ceviz, badem, nar, erik, hurma, kayısı, kavun, balkabağı, şarap gibi gıda ürünleri; bakır, demir, gümüş, altın gibi madenler; sedir ağacından kereste; fildişi ve camdan sanatsal nesneler; yün, keten, pamuk ve ipek gibi kumaşlar götürmüşlerdir. Asıl şöhretlerini ise farklı farklı renklendirdikleri kumaşlar sayesinde edinmişlerdir. MÖ 1570’te bir tür kabuklu deniz canlısı olan Murex sayesinde mor renkli kumaşlar elde etmeyi başarmışlar ve sonraki zamanlarda Antik Yunanlar tarafından getirdikleri bu renk kumaşa atfen mor rengin vatanı (Yunanca: Phoiníkē) insanları yani Fenikeliler olarak anılmaya başlanmışlardır.
Fenikelilerin en çok bilinen buluşu alfabedir. Fenike alfabesi, günümüz tüm modern alfabelerinin temelini oluşturmaktadır . Alfabeleri, önce Anadolu ve Antik Yunan Uygarlıklarında; sonra Kenan bölgesinde ve Antik Roma’da yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır.