Kır ve kent ayrımı, farklı ülkelerde ve farklı dönemlerde değişik ölçütler kullanılarak yapılabilir. Kır ve kent ayrımında kullanılan başlıca ölçütler şunlardır:
-
Nüfus ölçütü: Bu ölçüte göre, belirli bir nüfus sayısının üzerindeki yerleşmeler kent, altındaki yerleşmeler kır olarak kabul edilir. Ancak, nüfus sayısı ülkeden ülkeye ve zaman içinde değişebilir. Örneğin, Türkiye’de 2012 yılında yapılan bir düzenleme ile kent nüfusu 10 bin, kır nüfusu 2 bin olarak belirlenmiştir.
-
Ekonomik etkinlik ölçütü: Bu ölçüte göre, tarım ve hayvancılık gibi doğaya bağımlı ekonomik etkinliklerin ağırlıklı olduğu yerleşmeler kır, sanayi, ticaret ve hizmet gibi doğadan bağımsız ekonomik etkinliklerin ağırlıklı olduğu yerleşmeler kent olarak kabul edilir. Ancak, bu ölçüt günümüzde geçerliliğini yitirmiştir. Çünkü, kentlerde de tarım ve hayvancılık yapılabilir, kırlarda da sanayi, ticaret ve hizmet sektörleri gelişebilir.
-
Sosyo-kültürel ölçüt: Bu ölçüte göre, geleneksel, durağan, kapalı ve homojen bir toplumsal yapıya sahip olan yerleşmeler kır, modern, dinamik, açık ve heterojen bir toplumsal yapıya sahip olan yerleşmeler kent olarak kabul edilir. Ancak, bu ölçüt de kesin bir ayrım sağlamaz. Çünkü, kentlerde de geleneksel değerler korunabilir, kırlarda da modernleşme süreci yaşanabilir.