Dinin toplumsal hayat üzerinde düzenleyici etkileri sosyologların dikkatini çekmiştir. Dinin toplumsal işlevlerini açıklamaya yönelen sosyolojik çalışmalar, şu sonuçlara ulaşmıştır:
• Din genelde toplumsal birleştirici bir işleve sahiptir. Bireyler arasında bir kaynaşma unsurudur. Ancak araştırmalar dinin sosyal birleştiriciliğinin bazı şartlara bağlı olduğunu göstermektedir. Bunlardan biri aynı toplumda tek dinin bulunmasıdır. Çünkü dinî farklılık bir anlamda (potansiyel de olsa) toplumsal farklılık demektir.
• İnsanların hayatlarında doğum, evlenme ve ölüm gibi önemli olaylar vardır. Bu olaylara kimi zaman dinî törenler eşlik eder. Din bu olayların neden önemli olduğunu açıklayarak onlara özel bir nitelik verir. Böylece dinî inançlar bireyin hayatına anlam kazandırma işlevi görür.
• Din kurumu, grup aidiyetini geliştirmek isteyen insanlara çeşitli yollarla bu duyguyu vermeye çalışır. Birçok modern ve çoğulcu toplumdaki dinî örgütler, üyelerine topluluk (cemaat) olma bilincini veya duygusunu sağlamaktadır.
• Esasen birçok toplumsal sorun, insanların değerlerinin çatışmasından doğar. Birinin makul bulduğu bir şeyi diğeri kötü veya geçici olarak mahkûm edebilir. Değerler üzerinde asgari bir anlaşma bulunmadıkça grup hayatı imkânsız olurdu. Bu nedenle dinin bir diğer sosyal işlevi de değer hiyerarşisini sağlamış olmasıdır.
• Dinin önemli toplumsal işlevlerinden bir diğeri kontrol ve denetleme mekanizması olmasıdır. Esasen din ve aile temel denetleme kurumlarıdır. Toplumda süreklilik sağlayıcı mekanizmalar geliştirir. Bu özellikleri farklı boyutlarda (değişimi engelleyerek) bazı sorunlar doğursa bile toplum için gerekli “istikrar”ı vurgulaması açısından önemlidir.