Celi yazı, hat sanatında bir yazı cinsi meşkedilirken kullanılan meşk kaleminden daha geniş bir kalemle yazılan iri şekline verilen isimdir. Celi yazı, bir yazı çeşidi değil, karakteridir. Hemen bütün hat nevilerinde yazının celî şekli vardır. Celi yazı, uzaktan okunacak biçimde istif edilmiş, iri sülüs Arap harfli levha yazısıdır.
Celi yazılar, yazılacak yerin yüksekliğine ve mekânın ölçüsüne göre hazırlanır. Harflerin incelik ve kalınlıkları, harf aralıkları, bünyeleri mesafe ve mekâna göre hesaplanır. Celi yazıların yazılması çok zor olduğundan önce kalıpları yapılır. Sonra iğnelenip kömür tozuyla silkilerek yazı bunun üstünden zemine aktarılır, bu kalıp üzerinden yazılır veya mermere hakkedilir.
Celi yazının tarihi Emevîler’in son ve Abbâsîler’in ilk asrına (II/VIII) kadar uzanır. O dönemde kûfînin tâdil edilmesiyle ortaya çıkmaya başlayan aklâm-ı sitte nin ve aynı tipteki değişik isimleri olan yazıların iri olanlarına celî yerine celîl adı verilmekteydi. Bundan sonraki devirde kûfî dışında kullanılan ve herhangi bir örneği zamanımıza intikal etmeyen celi yazılara da “kalemü’l-celîl” denilmekteydi. Aklâm-ı sitte adı verilen muhakkak, reyhânî, sülüs, nesih, tevkī‘ ve rikā‘ yazılarından her birinin celî olarak yazılacağı akla gelirse de yalnız muhakkak, sülüs ve pek az olarak da nesih yazılarının celî şeklinde yazıldığı görülür. İlk ikisine “celîlü’l-muhakkak” ve “celîlü’s-sülüs” adı verilmektedir.