Hankâh, tasavvuf literatüründe büyük tekke, merkez dergâh, tarikatlarda pir makamı, misafirleri minnet altında bırakmamak şartı ile fakir, derviş ve öğrencilere yemek verilen ve misafir edilen yer anlamına gelir. Hankâh kelimesi Farsça hân, hân veya hâne kelimelerine yer bildiren -gâh veya -geh eklenerek türetilmiştir. İslâm dünyasında hankâhlar, dervişlerin sohbet ve zikir için toplandıkları, bir süre ikamet ettikleri, bazan inzivaya çekildikleri mekânlar olarak kullanılmıştır. Hankâhlar, aynı zamanda tarikatların merkezi, kayıt yeri ve sosyal yardımlaşma kurumu olarak da işlev görmüştür. Hankâhların tarihi, III. (IX.) yüzyıla kadar uzanır. İlk hankâhın nerede ve kim tarafından kurulduğu konusunda farklı rivayetler vardır. Hankâhlar, zamanla İslâm’ın özünden uzaklaşan, bid’at ve hurafelere bulaşan, şeyh ve dervişlerin güdümündeki bir İslâm anlayışına sebep olan kurumlar haline gelmiştir. Bu yüzden hankâhlar, Osmanlı Devleti’nin son döneminde ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında kapatılmıştır.