Bâb-ı Âli, Osmanlı Devleti döneminde sadrâzam sarayına verilen bir isimdir. Bu yapı, başbakanlık görevini üstlenen sadrazamın ikamet ettiği yer olarak kullanılırdı. Onsekizinci yüzyılın sonlarına kadar farklı adlarla anılan bu saray, I. Abdülhamid döneminden itibaren Bâb-ı Âlî olarak bilinmeye başlandı.
Etimolojik olarak, Arabça “kapı” anlamındaki “bâb” ile Farsça “yüce” anlamındaki “-ı âlî” birleşerek Osmanlıca yeni bir sözcük türetti. Bu yapı, Osmanlı Devleti’nin yönetim merkezi olarak kullanılıyordu. Sadrazamın yetki ve sorumlulukları arttıkça, bu saray da zaman içinde değişikliklere uğradı. İlk olarak Paşa Kapısı ve Bâb-ı Âsafî olarak anılan bina, zamanla Bâb-ı Âlî olarak adlandırılmaya başlandı.
Bâb-ı Âli, yangınlar ve tamirler sonucu birkaç kez yeniden inşa edildi. Günümüzde valilik tarafından Şura-yı Devlet binasının aslına uygun yeniden yapılma kararı alınmış ve inşası devam etmektedir. Bu tarihi yapı, Osmanlı İmparatorluğu’nun yönetim merkezlerinden biri olarak önemli bir rol oynamıştır.