Nazır, Arapçadan dilimize geçmiş bir kelime olup “bakan, nazar eden, nezaret eden, gözeten” anlamına gelir. Osmanlı döneminde ise “bakan, vekil, hükümet işlerinden birini yönetmek için seçilerek işbaşına getirilen vekil” anlamında kullanılmıştır. Aynı zamanda “bir yere bakan, bir yeri gören, bir yere karşı, o yöne dönük, yönelik” anlamında da genellikle ev, oda, bina, tepe gibi yerler için kullanılan bir kelimedir. Nazır, Arapça “nzr” kökünden türetilmiştir ve “bakan, nezaret eden” anlamlarını içerir. Bu kelime, hem “vekil” hem de fiilen “bir yere bakan” anlamlarını kapsar.
Örnek cümlelerde kullanımı:
-
Boğaza nazır bir yalıda büyüdüğü için şimdi bu uzun uzun apartmanlar onu rahatsız etmişti.
-
Dahiliye nazırı Selim Bey bu akşamüzeri toplantıya gelemeyeceğini bildirdi.
-
Hazır ve nazır bir şekilde gelecek emirleri bekliyordu.
Ayrıca, “Denize nazır”, denize bakan, denizi gören anlamına gelir ve genellikle ev, oda veya arazi için kullanılır“Hazır ve nazır” ise bir emre, söylenene tam olarak hazır, orada bulunan ve her şeyi gören, her şeye hazır olan anlamına gelir.
İngilizce karşılıkları:
-
Minister
-
Facing
-
Overlooking
-
Custodian