Hz. İsa (a.s.), İsrâîloğulları’na gönderilen peygamberlerin sonuncusudur ve kendilerine “ülü’l-azm” denilen beş peygamberin dördüncüsüdür. Hz. İsa’nın (a.s) doğumu, Yahyâ -aleyhisselâm-’ın doğumundan altı ay sonra Kudüs’te gerçekleşmiştir. Kendisine “Rûhullâh” denmesi, bir tekrîm ifâdesi olmakla birlikte, Allâh Teâlâ’nın, Hazret-i Âdem’i yarattığı gibi O’nu da rûhundan üfürerek yaratması sebebiyledir.
Hz. İsa (a.s.)'a otuz yaşında peygamberlik gelmiş, kendisine kitap olarak İncîl gönderilmiş ve otuz üç yaşında da diri bir şekilde göğe kaldırılmıştır. Kıyâmet yaklaştığında dünyâya inecek, evlenip çocukları olacak, “Hazret-i Mehdî” ile buluşacak, İslâm’ı bütün cihâna hâkim kılacak ve Medîne-i Münevvere’de vefât edecektir. Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in medfûn olduğu Hücre-i Saâdet’te türbe-i şerîfin yanına defnolunacaktır.
Hz. İsa’nın annesi Hazret-i Meryem, Dâvûd -aleyhisselâm-’ın neslindendir. Annesi Hunne, babası İmrân ’dır. Hunne’nin çocuğu olmuyordu. O da: “Yâ Rabbî! Benim bir çocuğum olursa, onu Beyt-i Makdis’e hizmetçi yapacağım!” diye nezirde bulundu. Hunne, bu nezirde bulunduktan sonra hâmile kaldı. Bir müddet sonra bir kız çocuğu dünyâya getirdi. Adını Meryem koydu.