Encümen, İslam dünyasında ve özellikle İran’da dinî, edebî, siyasî ve içtimaî amaçla kurulan teşekküllere verilen bir addır. Asıl mânası “cemiyet, toplantı” ve “grup” olan Farsça “encümen”, muhtemelen XIX. yüzyılın ortalarından itibaren Arapça’daki “cem‘iyyet” ve “meclis” kelimelerinin karşılığı olarak Osmanlılar tarafından da kullanılmaya başlandığı görülmektedir. İşte bu encümenlerden bazıları:
-
Encümen-i Dâniş: 1851’de kurulan ilk ilimler akademisine verilen isimdir.
-
Târih-i Osmânî Encümeni: 1911’de kurulan ilk tarih kurumuna verilen isimdir.
-
Encümen-i Şuarâ: Bazı şairlerin 1861’de Ârif Hikmet Bey’in etrafında oluşturduğu topluluk için kullanılmıştır.
-
Encümen-i Ülfet: Mısırlı prens Mustafa Fâzıl Paşa ve dostları tarafından kurulan özel kulüp adıdır.
-
Encümen-i Teftîş ve Muâyene: 1881’de yayımlanması istenen telif ve tercüme eserleri inceleyip karar vermek üzere kurulmuştur.
-
Encümen-i İhtilâf: Adliye mahkemeleriyle idare mahkemeleri arasındaki ihtilâfları çözmek üzere 1886’da kurulan uyuşmazlık mahkemesidir.
-
Encümen-i Adlî: Hukuk işleriyle ilgili olarak faaliyet göstermiştir.
Günümüzde de belediye encümenleri, bütçeyi incelemek, kamulaştırma ve ihale işlerine bakmak, mal ve hizmet fiyatları ile cezaların miktarını tespit etmek gibi görevleri yerine getirir. İl dâimî encümenleri ise bir ilin yönetim işlerini yürütmek üzere üyeleri halk tarafından seçilen kurullardır.