Veladet, doğma veya doğum anlamına gelir. Osmanlı Devleti’nde, padişahından çobanına kadar herkesin Peygamber sevgisiyle dolu olduğu bir devirde, Peygamber Efendimiz’in doğum anını ifade eden mısraları okunurken ayakta dinlenirdi. Aynı şekilde Osmanlı’da Mevlid kandilleri de büyük bir ihtişamla kutlanırdı. Mevlid-i şerifin, kutlu doğumu tasvir eden veladet bahrinde, cemaat hep birlikte salat ve selamlar okurdu. Bu yüce devletin padişahları, bu muhabbet ve hürmeti bir gelenek haline getirerek, Medine-i Münevvere’den gelen postaları abdest tazelemeden, kâğıtları öpüp gözlerine sürmeden ve ayağa kalkmadan okuttururlardı. Veladet kelimesi, Türkçe’de “doğurma, ana veya baba olma” anlamına gelir. Arapça kökenli olan bu kelime, Osmanlı döneminde özellikle Peygamber Efendimiz’in doğumunu ifade etmek için önemli bir yer tutmuştur.