Taam, Arapça kökenli bir kelimedir ve “yemek” veya “yiyecek” anlamına gelir. Örnek cümlelerde kullanımı şu şekildedir:
-
Gençlerden biri giderek yiyecek satın aldı, onu önüme koydular.
-
Bir kadın, el-Hâkka Sûresi’nin: “Geçmiş günlerde işlediğiniz iyiliklerin karşılığı olarak âfiyetle yeyiniz, içiniz!” mealli 24. âyetini okudu.
Tasavvufta ise tezkiye kavramı, nefsin isteklerini azaltarak onun beden üzerindeki hâkimiyetini kırmayı ve bu sayede rûhun hükümranlığına imkân sağlamayı ifade eder. Bu, nefse karşı irâdeyi güçlendirecek olan riyâzât yoluyla gerçekleşir. Riyâzât, yani yemek, uyumak ve konuşmada ölçülü davranmak gibi usûllerle nefsi kontrol altına almak hedeflenir. Bu nedenle tasavvufta nefsi dizginlemenin usûlü; kıllet-i taam (az yemek), kıllet-i menâm (az uyumak) ve kıllet-i kelâm (az konuşmak) olarak ifade edilir.
İslam’da yemek yeme adabı da önemlidir.