Ubudiyet, Arapça “a-b-d” kökünden türetilmiş bir kavramdır. Sözlükte, kulluk, kölelik, aşırı bağlılık ve itaat anlamlarına gelir. Kul, köle anlamının yanı sıra şefkat, merhamet ve himaye anlamlarını da içerir. İnsan, bütün benliğiyle Allah’a kul olmanın bilincine ulaştığında, Allah da ona merhamet eder ve o kişiyi koruması altına alır. İnsan, Allah’a karşı yapmış olduğu kulluk görevinde O’nun emirlerini yerine getirirken, aynı zamanda O’nun hoşnutluğunu kazanmak amacıyla her türlü söz ve davranışında içten saygı ve sevgi ile bağlılığını gösterir. Bu nedenle Allah’a yönelen bu söz ve davranışlara ibadet adı verilir. Ubudiyet, insanın Allah’a karşı olan bağlılığını ifade eder ve tam bir boyun eğme, itaat ve sevgi içerir. Bu kavram, tövbe ile başlar ve ubûdiyet (kulluk) ile son bulur. İbadet, Allah’ın razı olduğu şeyi yapmakken, ubudiyet Allah’ın yaptığına razı olmaktır. Bu bilinçle, insan kulluk vazifesini seve seve yerine getirir ve ubudiyet devamlı bir süreçtir. Allah’a yönelik içten ve dıştan yapılan ameller, ubûdiyet makamının gerçekleşmesi için kusursuz ve eksiksiz olmalıdır. Bu, kalp ve kalbe âit amellerin Allah için yapılması gerektiği anlamına gelir. Tövbe, ibadetten önce tutulmuş ve ubûdiyet ise son makamdır. Ubudiyet, Tanrı’ya teslimiyet ve itaatin en yüce derecesidir ve Müslümanların Allah’ın buyruklarına uyum sağlaması, O’na derin bağlılığını ifade etmesi ve O’na ibadet etmesi anlamına gelir.