“Mahrumiyet”, genellikle bir kişinin veya bir topluluğun belirli bir şeyden yoksun bırakılması anlamına gelir. Bu, genellikle bir hak, fırsat veya kaynak eksikliği ile ilişkilidir. Örneğin, bir kişi eğitim, sağlık hizmetleri, temel insan hakları veya sosyal olanaklardan mahrum bırakılmış olabilir. Mahrumiyet, genellikle sosyal adaletsizlik, yoksulluk ve eşitsizlikle ilişkilidir.
Bir başka örnek olarak, “hak mahrumiyeti” terimi, genellikle bir kişinin veya bir kurumun belirli bir mal veya mülk üzerindeki haklarının geçici olarak askıya alınması anlamına gelir. Bu durum genellikle borç veya ceza nedeniyle ortaya çıkar. Örneğin, bir kişi borcunu ödemediği için evi veya arabası üzerindeki haklarına el konulabilir.