Mugayyebat, Arapça kökenli bir terimdir ve “gizli kalmak, görünmemek, duyuların algı alanı dışında olmak” anlamına gelir. Bu kelimenin çoğulu olan mugayyebât, “mahiyeti bilinemeyen gizli şeyler” demektir.
İslamî literatürde, Muğayyebât-ı Hamse olarak da bilinen “beş bilinmeyen” meselesi, Lokman Suresi’nin 34. ayetinde geçen beş husustan oluşur. Hz. Peygamber tarafından bu beş konu “Gaybın anahtarları” olarak nitelendirilmiştir. İlgili ayet şöyle der:
“Kıyametin ilmi Allah katındadır. Yağmuru O indirir. Rahimlerde olanı bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilmez. Şüphesiz Allah Alîm’dir, Habîr’dir.” (Lokman 34)
Bu beş hususu özetleyecek olursak:
-
Kıyametin ilmi: Kıyametin ne zaman gerçekleşeceği Allah tarafından bilinir.
-
Yağmurun yağışı: Yağmurun ne zaman yağacağı da yine Allah tarafından bilinir.
-
Ceninin keyfiyeti: Rahimlerdeki ceninin cinsiyeti gibi detaylar sadece Allah tarafından bilinir.
-
Kişinin yarın ne kazanacağı: İnsanların gelecekte ne kazanacağı da gaybın içindedir.
-
Kişinin nerede öleceği: Ölüm yerinin bilgisi de sadece Allah’a aittir.
Bu beş husustan bazıları üzerinde tartışmalar olsa da, bu meselelerin tamamı gaybî bilgiler olarak kabul edilir ve insanlar tarafından kesin olarak bilinemez.