Ka’de, Arapça kökenli bir kelime olup fıkıh teriminde kullanılır. İşte anlamları:
-
Bir oturuş, üzerine oturulan hasır, keçe vb. şey; oturan kimsenin oturduğu yerden aldığı miktar.
-
Namazda teşehhüd için, yani “et-Tehiyyâtü lillâhi” yi okumak için oturmak anlamında bir fıkıh terimi. Üç ve dört rekâtlı namazlarda iki “ka’de” vardır.
-
Namazın ikinci ve son rek’atlarında belli bir süre oturma anlamında kullanılır.
Özellikle namaz sırasında teşehhüd okumak için oturulan kısma “ka’de” denir. Üç ve dört rekâtlı namazlarda iki ka’de bulunur: birincisi “Ka’de-i ûlâ” (ilk oturuş), ikincisi ise “Ka’de-i âhire” (son oturuş) olarak adlandırılır. Birinci oturuş sünnettir ve Hanefî mezhebine göre terk edilirse sehiv secdesi gerekir. İkinci oturuş ise namazın bir farzıdır ve tamamen terk edilirse namaz bozulmuş olur. Teşehhüdde sol ayak yayılarak üzerine oturulur ve sağ ayağın baş parmağı kıbleye yönelik olarak dikilir. Kadınlar ise sol tarafa kalçaları üzerine oturarak sol ayağını sağ yandan çıkarır. Bu, tesettüre daha uygundur. Namazın sonundaki oturuş da “ka’de-i âhire” olarak adlandırılır ve namazın bir rüknüdür. Eğer bu oturuş tamamen terk edilirse namaz bozulmuş olur.