Sosyalleşme, bireyin içinde yaşadığı toplumun kültürünü, değerlerini, normlarını (yani yaşama, duyma ve düşünme biçimlerini) öğrenme ve benimseme (içselleştirme) sürecidir.
Sosyalleşme süreci sayesinde toplumun yeni kültürü yeni kuşaklara geçer. Birey sosyalleşme sayesinde, toplumun kültürüyle bütünleşir ve içinde yaşadığı topluma uyum sağlar. Böylece birey, bir toplum içinde diğer insanlarla birlikte ortak bir yaşam sürdürebilir.
Sosyalleşme süreci bireyin kişilik, karakter ve benliğini biçimlendirir ve ona kültürel kimlik kazandırır (Kültürel kimlik: bir toplumun kendisine özgü olan kültür özelliklerine denir. Her birey, içinde yaşadığı toplumun kültürel kimliğini yansıtır. Bu nedenle, bir Türk bir Alman’dan farklıdır.).
Bireyin sosyalleşmesi sürecinde ilk ve en etkili olan unsur ailesidir. Başlangıçta aile çocuk üzerinde daha etkili olurken, bu etki okulla birlikte azalmaya başlar. Okul, toplumun değer ve normlarını, bilinçli olarak çocuğa aktaran en önemli kurumlardan biridir.
Birey hayatı boyunca birçok toplumsal ortama farklı bir şekilde katılır. Çünkü toplumun bireyden beklediği davranışlar çocukluk, gençlik, yetişkinlik ve yaşlılık dönemlerine göre farklıdır. Birey topluma uyum sağladığı sürece sosyalleşmeye devam eder.
Çocukluk ve ergenlik döneminde sosyalleşmenin unsurları; aile, okul, arkadaş grupları ve kitle iletişim araçlarıdır.