Mantık ve matematik gibi formel bilimlerin dışındaki bilimlere ait dillerin sözcükleri az veya çok belirsizdir. Bir sözcüğün bir başkasından daha belirsiz olması o sözcüğün uygulanmasında “duraksadığımız” sınır durumlarının, ötekine kıyasla daha sık ortaya çıkmasıdır.
Bir sözcüğün belirsizliği, kullanana göre değişebileceği gibi, ait olduğu dil alanına (matematik, tarih, sosyoloji, felsefe gibi) göre de değişebilir. Bilim dili, günlük dile oranla daha az belirsizlik içerir.
Matematik ve mantık gibi formel bilimlerin dili dışındaki bütün diller az veya çok belirsizdir. Formel bilimlere dayalı fen bilimleri, sosyal bilimlere göre az belirsizlik içerir.
Nicelikle ilgili durumların aktarılmasında, niteliksel durumların aktarılmasından daha az belirsizlikle karşılaşılır. Örneğin ağırlık, uzunluk, kısalık gibi durumlar pek az durumda belirsizleşirken demokrasi, güzellik, akıllılık vb. sözcükler daha sık belirsizleşir.
Somut sözcüklerin soyut sözcüklere oranla daha az belirsiz kullanımları vardır. Örneğin “elma” sözcüğünün belirsiz kullanımı, “iyi, güzel, çalışkan, yardımsever, akıllı” gibi sözcüklere oranla daha azdır.