Antidiüretik hormon, kısaca ADH olarak da bilinen, vücuttaki su dengesini düzenleyen bir hormondur. ADH, beynin hipotalamus bölgesinde üretilir ve hipofiz bezinin arka kısmından salgılanır. ADH, böbreklerin suyu geri emmesini artırarak, idrar miktarını azaltır ve kan hacmini ve basıncını yükseltir. ADH, kanın osmolalitesi (sıvı içindeki çözünmüş madde miktarı) ve kan basıncı gibi faktörlere göre düzenlenir. Kanın osmolalitesi yükseldiğinde veya kan basıncı düştüğünde, ADH salgılanması artar. Kanın osmolalitesi düştüğünde veya kan basıncı yükseldiğinde, ADH salgılanması azalır.
ADH’nin eksikliği veya fazlalığı, vücutta çeşitli sorunlara neden olabilir. ADH eksikliği, diabetes insipidus adlı bir hastalığa yol açar. Bu hastalıkta, vücut su tutamaz ve günde çok fazla miktarda idrar çıkışı olur. Bu da susuzluk, ağız kuruluğu, halsizlik ve elektrolit dengesizliği gibi belirtilere neden olur. ADH eksikliği, hipotalamus veya hipofiz bezinin hasar görmesi, genetik bozukluklar veya bazı ilaçların yan etkisi olarak ortaya çıkabilir. ADH eksikliği tedavisinde, sentetik ADH veya su alımının artırılması gibi yöntemler kullanılabilir.
ADH fazlalığı ise sendrom of inappropriate antidiuretic hormone secretion (SIADH) adlı bir duruma neden olur. Bu durumda, vücut fazla miktarda su tutar ve idrar konsantre olur. Bu da kanın seyrelmesi, sodyum seviyesinin düşmesi (hiponatremi), ödem (şişlik), baş ağrısı, bulantı, kusma ve nörolojik bozukluklar gibi belirtilere neden olur. ADH fazlalığı, akciğer veya beyin tümörleri, enfeksiyonlar, beyin travması veya bazı ilaçların yan etkisi olarak ortaya çıkabilir. ADH fazlalığı tedavisinde, sodyum takviyesi, sıvı kısıtlaması veya diüretik ilaçlar gibi yöntemler kullanılabilir.