Geçmişe dair bütün sistemleri, kuralları, gelenekleri yok saymayı, yıkmayı amaç edinen bir akımdır. Dadaistler aklın hiçbir değerinin olmadığına inanırlar. Kuralsızlığı kural edinmişlerdir. Sanatı; dil, ölçü, kafiye ve şekil gibi kaygılardan kurtarmak, kelimeleri bilinen anlamları dışında kullanarak kapalı bir anlatım yakalamak istemişlerdir. Dadaizm akımı, 1916 yılında Romen sanatçı Tristan Tzara (Tristan Zara) öncülüğünde bir grup şair tarafından kurulmuştur. Bu genç şairler, sözlükten rastgele seçtikleri “Dada” sözcüğünü akımlarının ismi olarak belirlerler. Birinci Dünya Savaşı’nın insanların inançlarını, değerlerini sarsması, bu akımın çıkışında etkili olmuştur. Her şeye karşı olan dadaizm, belli bir felsefi görüş getirmediği, hatta kendi varlığını bile yadsıdığı için çok kısa bir süre (1916-1922) varlığını sürdürebilmiştir. Dadaizm, yerini 1922’den sonra sürrealizme bırakmıştır. Sürrealizm akımının temsilcisi şairlerin çoğu sanatlarının ilk yıllarında dadaizm akımı içinde yer almışlardır.