II. Meşrutiyet, 23 Temmuz 1908’de Osmanlı Anayasası’nın yeniden ilan edilmesiyle başlayan ve 11 Nisan 1920’de Meclis-i Mebusanın kapatılmasıyla sona eren bir dönemdir. Bu dönemde, Osmanlı İmparatorluğu’nda parlamenter demokrasi, seçim, siyasi parti, askeri darbe ve diktatörlük gibi olgularla tanışılmıştır.
II. Meşrutiyet’in ilanını hazırlayan gelişmeler şunlardır:
-
Osmanlı İmparatorluğu’nun gerilemesi ve parçalanması: Osmanlı İmparatorluğu, 19. yüzyılda Avrupa devletleri karşısında gerilemiş ve toprak kaybetmiştir. Balkanlar, Kafkasya, Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da milliyetçilik hareketleri güçlenmiş ve bağımsızlık talep etmiştir. Osmanlı’nın içinde bulunduğu zor durum, halkta ve aydınlarda memnuniyetsizlik yaratmıştır.
-
I. Meşrutiyet’in askıya alınması: 1876 yılında II. Abdülhamid’in tahta çıkmasıyla birlikte I. Meşrutiyet ilan edilmiş ve ilk anayasa olan Kanun-i Esasi yürürlüğe girmiştir. Ancak II. Abdülhamid, 1878 yılında Rusya ile yapılan Berlin Antlaşması’nın ardından meclisi feshetmiş ve anayasayı askıya almıştır. Böylece istibdat yönetimi başlamıştır.
-
Jön Türkler hareketinin ortaya çıkması: II. Abdülhamid’in baskıcı yönetimine karşı çıkan ve meşrutiyetin yeniden getirilmesini isteyen aydın, subay ve siyasetçilerden oluşan bir hareket ortaya çıkmıştır. Bu harekete Jön Türkler denmiştir. Jön Türkler, İttihat ve Terakki Cemiyeti adlı bir örgüt kurmuş ve yurt içi ve yurt dışında faaliyet göstermiştir.
-
Makedonya’daki isyanlar: Makedonya’da yaşayan Bulgar, Sırp, Yunan ve Arnavut milliyetçileri, Osmanlı yönetimine karşı isyan etmişlerdir. Bu isyanlar, Osmanlı ordusunu zor durumda bırakmış ve Jön Türklerin de desteğini almıştır.
-
Hareket Ordusu’nun ilerlemesi: Jön Türklerin kontrolündeki Hareket Ordusu, 1908 yılında Selanik’ten yola çıkarak İstanbul’a doğru ilerlemeye başlamıştır. Bu ordunun amacı, II. Abdülhamid’i meşrutiyeti ilan etmeye zorlamaktır.
Bu gelişmeler sonucunda II. Abdülhamid, 23 Temmuz 1908’de meşrutiyeti ilan etmek zorunda kalmıştır.