Sevr Antlaşması’na göre Osmanlı Devleti’ne bırakılan yerler, çok sınırlı ve küçük bir alandır. Antlaşmanın 24. maddesine göre, Osmanlı Devleti’nin egemenliği yalnızca İstanbul, Çanakkale Boğazı, İzmit Körfezi, Edirne ve Kırklareli’ni kapsayan bir bölge ile Anadolu’nun güneydoğusunda birkaç ilçeye indirilmiştir.
Antlaşmanın diğer maddelerine göre, Osmanlı Devleti’nin geri kalan toprakları ise İtilaf Devletleri ve onların desteklediği azınlık devletleri arasında paylaşılmıştır.
Bu paylaşıma göre:
-
Yunanistan, İzmir ve çevresini, Trakya’nın büyük bir kısmını, Doğu Trakya’yı ve Gökçeada ile Bozcaada’yı almıştır.
-
İtalya, Antalya ve çevresini, Güneybatı Anadolu’yu, Rodos ve Oniki Ada’yı almıştır.
-
Fransa, Suriye ve Lübnan’ın yanı sıra Adana, Mersin, Maraş ve Urfa’yı almıştır.
-
İngiltere, Irak ve Filistin’i almıştır. Ayrıca Kuzey Irak’ta Kürtler için bir devlet kurulmasını öngörmüştür.
-
Ermenistan, Doğu Anadolu’da büyük bir devlet kurmuştur. Bu devletin sınırları ABD Başkanı Wilson tarafından belirlenmiştir.
-
Hicaz Krallığı, Arabistan Yarımadası’nın büyük bir bölümünü kontrol etmiştir. Ayrıca Mekke ve Medine gibi kutsal şehirler de bu krallığa verilmiştir.
Sevr Antlaşması’nın Osmanlı Devleti için çok ağır ve kabul edilemez bir antlaşma olduğu açıktır. Bu antlaşma, Osmanlı Devleti’nin topraklarının yüzde 80’ini kaybetmesine ve bağımsızlığını tamamen yitirmesine neden olmuştur. Bu yüzden Türk milleti bu antlaşmayı reddetmiş ve milli mücadeleyi başlatmıştır. Milli mücadele sonucunda Sevr Antlaşması yerine Lozan Antlaşması imzalanmış ve Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur.
Sevr Antlaşması’na göre Osmanlı Devletini gösteren harita