409 kez görüntülendi
Felsefe kategorisinde tarafından

Aşağıdaki metni okuyup metinden hareketle verilen soruları cevaplayınız.

AÇIKLAMA

İbn Sînâ, alegorik (temsilî) tarzda olan bu hikâye üzerinden soyut düşünsel felsefesini somutlaştırma yoluna gitmiş, “Salâmân ve Absâl” ve “Hay bin Yakzân” adlı iki eser yazmıştır. Ziya Avşar, İbn Sînâ’nın Hay bin Yakzân’ı ariflerin yöntemiyle gerçeğin bilgisine ulaşan bir tip olarak tasarladığını belirtir. Avşar’a göre “Salâmân ve Absâl”, âdeta “Hay bin Yakzân”ı görüntüleyen bir ayna görevindedir.

HAY BİN YAKZÂN

“Adım, sanım Yakzân (Uyanık) oğlu Hay’dır (Diri).” (İbn Sînâ, Hay’ın soyut akıl olduğunu anlatmak ister.)

“Beytülmakdis’tenim.” (kutsal olan akılsal evren, dünya) “İşim evrenleri gezmektir. Bu gezilerim nedeniyle bütün evrenin gerçekliğini kavramış, her nesneyi öğrenmiş bulunuyorum. Gezilerim ve öğrenmelerim sırasında yüzümü sürekli babama, Yakzân’a tutardım.

O, bütün ilimlerin anahtarını elime vermiş, evrenlerin yollarını göstermiş olduğundan iklimlerin ufukları önümde açıldı; tümü bana bir anda göründü.” (Burada İbn Sînâ, etkin aklın ya da ilk aklın bilgisinin aşamalı değil de bir anda öğrenildiğini anlatmak ister.)

...

“Sen ve senin yanında bulunanlar için benim yolculuğum gibi bir yolculuk mümkün değildir. Benim yolculuğumun yolu, sana ve senin yolunda bulunanlara kapalıdır. Bu yolculuğu, tek başına kalmanız koşuluyla yapabilirsiniz. Bu durumda da belirlenmiş, ileri ya da geri almanız olanaksız olan zamanı beklemelisiniz. Siz, konaklamalı bir yolculuğu seçmek, bununla yetinmek zorundasınız. Bir süre yolculuk etmeli, bir süre de bunlarla birlikte bulunmalısınız. Ne zaman içinden gelen büyük bir aşk, seni bunlardan ayırıp yolculuk etmeye yöneltirse beni karşında bulursun. Ben sana yoldaşlık ederim. Yine onları arzulayacak olursan beni bırakır, onların yanına dönersin. Bu yarım yolculuklar, senin onlardan tümüyle ayrılışına kadar sürer.” (Burada İbn Sînâ, insanın zamana karşı sınırlı bir varlık olduğunu, etkin aklın yetkinliğine ölmeden ulaşılamayacağını ve bu nedenle yaşamı boyunca insanın bedensel eksikliklerden tümüyle sıyrılamayacağını anlatmak ister.)

...

“İnsanlık evreninden ayrılan bölüm ve yanları vardır. Kazanılmış güçlerle donanmayan, yalnızca doğal güçlerle kalanlar oralara geçemezler.” (Sadece yaratılıştan gelen güçler yetmez, kazanılmış güçler de gereklidir.)

1. Metinde kırmızıyla yazılmış kavramlarla ne anlatılmak istenmiştir?

2. Metinde altı çizili bölümde vurgulanmak istenen düşünce nedir? Açıklayınız.

3. Metinden hareketle İbn Sînâ’nın varlık görüşlerinin inanç ve akıl açısından önemi nedir? Değerlendiriniz.

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından
tarafından seçilmiş
 
En İyi Cevap

Metinde kırmızıyla yazılmış kavramlarla ne anlatılmak istenmiştir?

Cevap:

Bu metin İbn Sînâ’nın Hay bin Yakzân adlı felsefî eserinden bir bölümdür. Bu eserde İbn Sînâ, insanın akıl yoluyla gerçeğe ulaşma sürecini sembolik bir şekilde anlatır. Metinde kırmızı yazılmış kavramlar, bu süreçte önemli rol oynayan soyut fikirleri temsil eder. Örneğin:

  • Hay (Diri), akıl sahibi olan ve bilgi arayışında bulunan insanı simgeler.
  • Yakzân (Uyanık), etkin akıl ya da ilk akıl olarak tanımlanan, bilginin kaynağı olan ve her şeyi bilen ilâhî akıldır.
  • Beytülmakdis (Kudüs), akılsal evreni, yani akıl yoluyla ulaşılabilecek gerçekliği ifade eder.
  • AŞK, insanın gerçeğe ulaşma isteğini, arzusunu ve çabasını gösterir.
  • YOLDAŞLIK, etkin akıl ile insan aklı arasındaki bağlantıyı, yardımlaşmayı ve uyumu belirtir.

Metinde altı çizili bölümde vurgulanmak istenen düşünce nedir? Açıklayınız.

Cevap:

Metinde altı çizili bölümde vurgulanmak istenen düşünce, insanın gerçeğe ulaşma yolunun zor ve uzun olduğu, bunun için bedensel ve nefsânî engelleri aşması, tek başına ve sabırla çalışması, zamanı iyi değerlendirmesi ve etkin akılla sürekli irtibat halinde olması gerektiğidir. Bu bölümde İbn Sînâ, insanın hem akıl hem de inanç sahibi bir varlık olduğunu, ancak bu ikisini uyumlu bir şekilde kullanarak gerçeğe yaklaşabileceğini ima eder.

Metinden hareketle İbn Sînâ’nm varlık görüşlerinin inanç ve akıl açısından önemi nedir? Değerlendiriniz.

Cevap:

Metinden hareketle İbn Sînâ’nın varlık görüşlerinin inanç ve akıl açısından önemi, şu şekilde değerlendirilebilir:

  • İbn Sînâ, varlığı Tanrı, akıl ve madde olarak üç temel kategoriye ayırır. Tanrı, varlığın kaynağı ve yaratıcısıdır. Akıl, Tanrı’dan türeyen ve varlığı bilen ilâhî bir güçtür. Madde, akıl tarafından şekillendirilen ve duyularla algılanan somut varlıktır.
  • İbn Sînâ, insanın hem akıl hem de madde ile ilişkili bir varlık olduğunu kabul eder. İnsan, bedeniyle maddeye, ruhuyla akla bağlıdır. Bu nedenle insan, hem duyusal hem de akılsal bilgiye sahip olabilir.
  • İbn Sînâ, inancın akla aykırı olmadığını, ancak akıl yoluyla anlaşılamayan bazı hakikatleri vahiy yoluyla bildirdiğini savunur. Bu nedenle inanç, akla destek olur ve tamamlar. İbn Sînâ, akıl ve inancın uyumlu bir şekilde kullanılması gerektiğini, bunun için de insanın ahlâkî ve zihnî eğitimine önem vermesi gerektiğini öğütler.

Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.

...