88 kez görüntülendi
Sosyoloji kategorisinde tarafından
<span itemprop="name">Türk - İslam Düşünürlerinin Uygarlığa Katkıları Nelerdir?</span>

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
♦ tarafından

Cabir Bin Hayyan (721 - 815)

“Kimyasal maddeleri, uçucu maddeler, uçucu olmayan maddeler, yanmayan maddeler ve madenler” olarak dört grupta toplar. Cabir Bin Hayyan'ın bu çalışması, modern kimyanın kurulmasına öncülük eder.

Harezmi (780 - 850)

9. yy.da Hint rakamlarına ek olarak “sıfır”ı bularak bugün kullandığımız rakamları oluşturmuştur. Logaritmayı ortaya koyan ilk kişidir. Harezmi'nin cebirle ilgili yapıtı “El Cebir” 12. yüzyılda Latinceye “Al Gebra” adıyla tercüme edilmiştir. Yapıtların en ilginç yönlerinden biri, açıların trigonometrik fonksiyonlarla ifade edildiğini gösteren birtakım tablolar ihtiva etmesidir. Harezmî, Batlamyus'un Coğrafya adlı yapıtını, “Yer'in Biçimi Hakkında” adıyla Arapçaya tercüme etmiş ve böylece, Yunanlıların matematiksel coğrafyaya ilişkin bilgilerinin İslam dünyasına girişinde önemli bir rol oynamıştır.

Kindi (801 - 873)

Einstein (Anştayn)'dan 1100 yıl önce 800 yılında, izafiyet teorisi ile uğraşır. El-Kindi, “Zaman cismin var olma süresidir, zamanla bilinebilen ve ölçülebilen hız ve yavaşlık da hareketin sonucudur. Zaman, mekân ve hareket birbirinden bağımsız değildir, göğe doğru çıkan bir insan; ağacı küçük görür, inen insan ise büyük görür.” der.

Sabit Bin Kurra (834 - 901)

9. yüzyılda yaşamış ve Newton'dan asırlar önce diferansiyel hesabını keşfetmiştir.

Battani (858 - 929)

Cerrahide dikiş malzemesi olarak ilk kez hayvan bağırsağını kullanır; tıp biliminde deney ve gözlemin çok önemli olduğundan bahseder.

Ebubekir er Razi (864 - 925)

Trigonometriye "sekant, kosekant, tanjant, kotanjant" kavramlarını kazandırır. Gözün görülebilir cisimler doğrultusunda ışınlar yaydığını söyleyen Öklid ve Batlamyus'a karşı; “Görülecek cismin şekli, ışık vasıtasıyla gözden girer ve orada mercekler vasıtası ile nakledilir.” diyerek, yaptığı sayısız denemelerle “göze gelen uyarıların görme sinirleri ile beyne iletildiğini” belirtmiştir.

İbnü’l Heysem (965 - 1039)

Optik biliminin öncüsüdür. Roger Bacon (Racır Beykın) ve Kepler onun eserlerinden faydalanmışlar, Galileo onun eserlerinden faydalanarak teleskobu bulmuştur. 

Beyruni (973 - 1051)

Çeşitli maddelerin birbirinden ayırt edilme yollarından birinin, maddelerin özgül ağırlıkları olduğunu söyleyerek, sıcak su ile soğuk su arasındaki özgül ağırlık farkını tespit etmiştir. Galileo’dan 600 yıl önce dünyanın döndüğünü kanıtlamış, Newton'dan 700 sene önce dünyanın çapını hesaplamıştır. Bu konuda ortaya attığı kanun, Avrupa’da “Beyruni Kuralı” diye bilinir. Beyruni, 973 yılında “bilimsel çalışmaların, deneylerle ispat edilmesi gerektiğini ve belgelere dayanmasının zorunlu olduğunu” söylemiştir.

Ömer Hayyam (1048 - 1131)

12.yy.da Newton’a dayandırılan binom formülünü cebire ilk kazandıran kişidir. 

El Cezeri (1136 - 1208)

13. yüzyılın başında, Diyarbakır Artuklu Sarayı'nda 32 yıl başmühendislik görevi yaptı. El Cezeri, su saatleri, otomatik kontrol düzenleri, fıskiyeler, kan toplama kapları, şifreli anahtarlar ve robotlar gibi, pratik birçok düzeni tasarlayan ve bunların nasıl gerçekleştirileceğini anlatan “Kitab-el Hiyal" adlı kitabın yazarıdır. Cezeri, tarihte sibernetiğin kurucusudur. Sibernetik; haberleşme, denge kurma ve ayarlama bilimidir. İnsanlarda ve makinelerde bilgi alışverişi, kontrolü ve denge durumunu inceler. Bu bilim zamanla gelişerek bilgisayarların ortaya çıkmasına imkân tanımıştır.

İbnü’l Nefis (1210 - 1288)

1200'lü yıllarda, Avrupalılardan 300 sene önce küçük kan dolaşımını keşfeder.

Gıyaseddin Cemşid (1380 - 1429)

1429’da ondalık kesir sistemini bulan ve virgülü, aritmetik işlemlerde ilk defa kullanan kişidir.

Şerafeddin Sabuncuoğlu (1385 - 1468)

Fatih Sultan Mehmet döneminin ünlü doktoru ve tıp bilginidir. “Mücerrebname” adlı eserinde, kendi deney ve gözlemlerine yer vermiştir. Asıl çalışma alanı cerrahlık ve deneysel fizyolojidir. “Cerrahiyatü'l Haniye” eserinde, cerrahlıkla ilgili çalışmalarına yer vermiş ve yaptığı cerrahi müdahaleleri resimlerle tasvir etmiştir.

Uluğ Bey (1394 - 1449)

Semerkant Rasathanesinde “Zic-i Uluğ Bey” (Uluğ Bey'in Yıldız Kataloğu) adlı eserin hazırlanması için gerekli gözlem ve hesaplamaları yapmıştır. Söz konusu eser, çağının en ileri kuramsal matematik bilgilerini içerir. “Risaletü'l Fethiye” adlı eseri ise 19. yüzyılda, İstanbul Mühendishanesi (İstanbul Teknik Üniversitesi)nde ders kitabı olarak okutulmuştur. Bu eserde, gök cisimlerinin yere olan uzaklığının ne kadar olduğuna ilişkin problemi ele almış, ayrıca Dünya haritasını da kitabının sonuna eklemiştir. Burada yerkürenin eksenindeki eğikliği “23°30'17" olarak tespit etmiştir. Bu, günümüz modern astronomi verilerine oldukça yakın bir tespittir.

Ali Kuşçu (1403 - 1474)

Semerkant Rasathanesinin müdürlüğünü yaptığı sırada, Fatih Sultan Mehmet tarafından Ayasofya Medresesinde görevlendirildi. Bilhassa, astronomi ve matematik konularında çağının sınırlarını aşacak kadar önemli eğitim ve öğretim çalışmalarında bulunan Ali Kuşçu; Ayasofya Medresesinin çalışma programlarını da yeniden düzenlemiştir. 15. yüzyılda yaşayan Ali Kuşçu Ay'ın ilk haritasını çıkarmıştır ve bugün NASA tarafından Ay'da bir bölgeye onun ismi verilmiştir.

Mağribi (1614 - 1674)

Günümüzde Paskal üçgeni olarak bilinen denklemi Paskal'dan 400 yıl önce bulmuştur.

İbni Sina (980 - 1037)

11. yy.da anatomik çalışmalar yapan Müslüman,Türk bilim insanlarının başında gelir. Daha çok küçük yaşta edebiyat, matematik, geometri, müzik, fizik, doğa bilimleri, felsefe ve mantık öğrenen İbni Sina sadece doğudaki toplumlarda değil batıda da ünlenmiştir. En ünlü eseri olan “Kanun Fi’t Tıb” (Tıp Kanunu), 12. yüzyılda Latinceye çevrilerek Avrupa üniversitelerinde 19. yüzyıla kadar temel ders kitabı olarak kabul edilmiş, okutulmuş ve Avrupa’da bu kitap “Tıbbın İncili” olarak ün yapmıştır. Bundan başka felsefe ve doğa bilimleri üzerine yüzden fazla eser vermiştir.

Farabi (872 - 950)

İslam felsefesinin kurucusudur. İslam felsefesine usçu metafiziği getirmekle kalmamış, bu felsefenin ilk kez kapılarını açan da kendisi olmuştur. O, metafiziğe mantık yoluyla ulaşmış, İslam diniyle bilim ve felsefe arasında sıkı bir ilişki kurmuştur.

İbni Haldun (1332 - 1406)

Tarih ve sosyal alanda yaptığı çalışmaları ve özellikle “Mukaddime “ adlı eseri ile İslam dünyasında sosyolojinin kurucusu olmuştur. Modern sosyolojinin kurucusu olan A.Comte’a öncülük etmiştir.

Pirî Reis (1465 - 1553)

16. yy.da yaşamış Türk denizcisi, amirali ve coğrafya bilginidir. Edindiği bilgilerle iki Dünya haritası ve “Kitab-ı Bahriye” adlı ünlü coğrafya eserini meydana getirmiştir. Dünya haritasının günümüze kadar kalabilen bir parçasında Amerika Kıtası, Doğu Afrika, Atlas Okyanusu ve İspanya yer almaktadır.

Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.

...