Homeostazi, vücudun iç ortamının sabit ve dengeli bir şekilde tutulmasıdır. Homeostazi, vücudun çeşitli sistemleri tarafından sağlanır. Böbrekler de bu sistemlerden biridir ve homeostazinin sağlanmasında önemli bir rol oynar.
Böbrekler, homeostazinin sağlanmasına şu şekillerde yardımcı olur:
-
Sıvı ve elektrolit dengesinin korunması: Böbrekler, kanın süzülmesi ve idrarın oluşması ile vücuttan fazla su ve tuzun atılmasını sağlar. Böylece kan basıncı, kan hacmi ve kan ozmotik basıncı dengede tutulur. Ayrıca böbrekler, aldosteron, anjiyotensin II ve antidiüretik hormon gibi hormonların etkisiyle sodyum, potasyum, klorür, bikarbonat, magnezyum, bakır ve fosfat gibi elektrolitlerin konsantrasyonlarını da ayarlar.
-
Atık maddelerin uzaklaştırılması: Böbrekler, metabolizma sonucunda oluşan üre, ürik asit, kreatinin gibi atık maddeleri idrar yoluyla vücuttan uzaklaştırır. Böylece kanın temizlenmesi ve toksik maddelerin birikmesinin önlenmesi sağlanır.
-
Asit-baz dengesinin korunması: Böbrekler, kanın pH’ını 7,4 civarında tutmak için hidrojen iyonları (H+) ve bikarbonat iyonları (HCO3-) arasındaki dengeyi sağlar. Böbrekler, fazla H+ iyonlarını idrara salgılarken HCO3- iyonlarının geri emilimini artırır. Böylece kanın asidik veya bazik olmasının önlenmesi sağlanır.
-
Hormonların sentezlenmesi: Böbrekler, homeostazı desteklemeye yardımcı olan iki önemli hormonu sentezler: eritropoietin ve renin. Eritropoietin, kemik iliğinde kırmızı kan hücrelerinin üretimini uyarır. Renin ise kan basıncını düzenleyen anjiyotensin hormonunun oluşumunu başlatır.