Tecahül-i arif (bilmezlikten gelme), bir edebi sanat olarak bilginin veya bir olayın bilinmesine rağmen, bilmezlikten veya umursamazlıktan geliyormuş gibi davranma tekniğidir. Bu sanat, bir konu hakkında bilgi sahibi olunduğu halde, konuya dair bilinmezmiş gibi davranarak dolaylı yoldan bilgi verme veya vurgulama amacı taşır.
Özellikleri:
-
Bilmezlik: Bilgiyi veya olayı bilmediği veya umursamadığı izlenimi verir.
-
Dolaylı anlatım: Konuyu doğrudan söylemek yerine, bilmezlikten gelerek anlatılır.
-
Vurgulama: Gerçekten bilinen bir konuyu, bilmezlikten gelerek vurgulamak amacı taşır.
Örnekler:
-
Şiir: Bir şairin, sevgilisinin gözlerinin güzelliğini bilmesine rağmen, "Gözlerin bana bir şey ifade etmiyor, gerçekten ne kadar güzel olduğunu anlamıyorum" demesi, sevgilinin gözlerinin güzelliğini bilmezlikten gelerek ifade etmesidir.
-
Edebiyat: Bir romanda bir karakterin, çok iyi bildiği bir olay hakkında "Sanırım bu konuda bir şeyler duydum ama tam olarak hatırlamıyorum" demesi, tecahül-i arif örneğidir.
Tecahül-i arif, şiir ve edebiyatta derinlik ve ince bir anlam yaratmak için kullanılır. Bu teknik, özellikle Osmanlı edebiyatında sıkça rastlanan bir sanattır.