“
Ey kaşı yâ yüzün beri dönmez misin dahi
Ey gurre-i ümîd görünmez misin dahi
Billâh ne saht âteş imişsin gönül meğer
Gark oldun eşk-i hûna söyünmez misin dahi
Kani o gîceler o tarablar teraneler
Ey def anıb o zevki döğünmez misin dahi
Kâfir kızı tükenmedi mi mâtem-i peder
Sâgâr çekib kızılca sürünmez misin dahi
Dil-berle maceranı yeter sakladın Nedîm
Nakl eyleyib biraz da öğünmez misin dahi
”
GÜNÜMÜZ TÜRKÇESİ
Ey yay gibi kaşlı güzel! Yüzünü hala bizden yana döndürmeyecek misin? Ey umudumun hilali, hâlâ görünmeyecek misin?
Ey gönül! Vallahi sen güçlü ne harlı bir ateş misin; kanlı gözyaşlarıma boğuldun, daha hâlâ sönmeyecek misin?
Hani nerede o geceler, o coşkunluklar, o şarkılar…Ey def! O günlerin zevkini anarak hâlâ dövünme başlamayacak mısın?
Kâfirin kızı! Baban için tuttuğun yas hâlâ bitmedi mi? Hâlâ kadeh çekip yanaklarına allık sürünmeyecek misin?
Nedim! O güzelle maceranı sakladığın yeter. Artık o macerayı anlatıp biraz da övünmeyecek misin?