İklim
Türkiye’de yağış miktarının fazla olduğu yerler, nüfuslanmanın da en yoğun olduğu yerlerdir. Tü-rkiye’de nüfusun büyük bir kısmı, denizellik etkisi ile Marmara, Ege, Karadeniz ve Akdeniz kıyılarında toplanmıştır. Buna karşılık yağışın az olduğu iç bölgelerde ise nüfuslanma azalmaktadır. Örnek olarak Tuz Gölü ve çevresi verilebilir. Öyle ki Tuz Gölü ve çevresi, Türkiye’nin en seyrek nüfuslandığı alanıdır. Ayrıca Türkiye’de bol yağış almasına rağmen az nüfuslanmış yerlerde bulunmaktadır: Menteşe Yöresi, Yıldız Dağları, Toros Dağları ve Doğu Anadolu’daki yüksek dağlar. Bunun nedeni ise; yüksek ve engebeli yer şekillerinin tarımsal faaliyetlere izin vermemesidir.
Aynı zamanda Türkiye’de yükseltinin fazla olduğu yerler sıcaklık değerlerinin düşmesine sebep olduğu için ve kış mevsiminin uzun sürmesinden dolayı yine tarımsal faaliyetleri olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle yüksek ve soğuk yerlerde nüfuslanma azdır. Örneğin; Kuzey Anadolu Dağları, Toros Dağları ve Doğu Anadolu’daki dağların 2000 metre üzerindeki yerlerinde yerleşmelere rastlanmamaktadır. Buna karşılık kış mevsiminin ılık geçtiği yerler özellikle Ege ve Akdeniz nüfus bakımından yoğundur.
Yeryüzü Şekilleri
Türkiye, yüksek ve engebeli bir ülkedir. Türkiye’de yükselti azaldıkça nüfus yoğunluğu artmaktadır. Türkiye nüfusunun çoğunluğu yükseltinin az olduğu kıyı ovaları, iç ovalar ile alçak plato alanlarında toplanmıştır. Örneğin; Çukurova, Çatalca-Kocaeli Platosu ve Ege ovaları gibi. Buna karşılık dağlık alanlarda nüfuslanma azdır.
Türkiye’de arazilerin eğimli olması yerleşmeyi, tarımsal faaliyetleri ve ulaşım olanaklarını olumsuz etkilediği için düz ve az eğimli araziler yoğun olarak nüfuslanmıştır. Örneğin; Bafra Ovası, Çarşamba Ovası, Çukurova gibi. Yüksek dağlar ve dik yamaçlar ise nüfuslanmanın az olmasına sebep olmaktadır. Örneğin; Kuzey Anadolu’nun Dağları, Toros Dağları, Ege Bölgesi’ndeki kıyı ve iç kesimlerdeki dağlık alanlar gibi.
Aynı zamanda Türkiye’deki dağların güney yamaçları, kuzey yamaçlarına göre daha fazla nüfuslanmıştır. Bunun nedeni ise; bakı durumudur.
Dağların uzanış doğrultusu da Türkiye’de nüfuslanmayı etkileyen faktörlerden biridir. Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinde kıyıya dönük yamaçlar daha yoğun nüfusludur.
Su Kaynakları
Türkiye’de nüfusun büyük bir kısmı su kaynaklarının yanında toplanmıştır. Akarsu kenarında kurulan Adana, Amasya, Eskişehir, Edirne ve Antakya gibi şehirler bu duruma örnek verilebilir. Ayrıca deniz ve göl kenarlarında nüfusun yoğunlaşmasını sağlayan bir başka etken de balıkçılık, turizm ve ulaşım gibi faaliyetlerin görülmesidir.
Toprak Yapısı
Tarıma elverişli topraklar ve gür otlakların olduğu yerler tarım ve hayvancılıkla uğraşan insanlar için elverişli alanlardır. Bu nedenle bu tür yerlerde nüfuslanma fazladır. Aynı zamanda geniş tabanlı vadi ovaları ve delta ovalarında toprakların verimli olması nedeniyle nüfuslanma fazladır. Örneğin; Çukurova, Küçük Menderes, Büyük Menderes, Gediz, Bafra, Çarşamba ovaları gibi. Verimli topraklara sahip iç ovalar da nüfus bakımından yoğundur. Örneğin; Bolu, Adapazarı, Isparta, Elazığ, Malatya gibi. Tarıma elverişsiz toprakların bulunduğu Akdeniz’deki kalkerli araziler az nüfusa sahiptir.
Bitki Örtüsü
Ormanların sık ve geniş alanlara yayıldığı yerlerde nüfus azdır. Bunun nedeni; ormanlık alanların tarım ve yerleşmeye uygun olmamasıdır. Örneğin; Karadeniz bölgesindeki ormanlık alanlar nüfus bakımından seyrektir.
Tarihi-Askeri ve Siyasi Faktörler
İlk yerleşmelerin olduğu alanlar Türkiye’de nüfusun yoğunlaştığı alanlardır. Örneğin; Sivas, Kayseri, Erzurum, Diyarbakır gibi. İstanbul, Bursa, Edirne, Konya gibi şehirler geçmişte başkentlik yapmış merkezler olduğu için buraların nüfusu da yoğundur. Türkiye’nin çeşitli yerlerinde kurulan askeri tesisler de o yerlerin nüfusunun artmasına neden olmaktadır.
Ekonomik Faaliyetler
Türkiye’de tarım, sanayi, madencilik, ticaret, turizm gibi ekonomik faaliyetlerin geliştiği bölgeler; iş imkanı sağladığı için nüfus alan yerlerdir. Türkiye’de bazı yerleşim alanlarında sanayi faaliyetleri sonucu nüfusun arttığı görülür. Örneğin; İstanbul, İzmir, Bursa, Kocaeli, Adana, Gaziantep gibi. Ayrıca madencilik faaliyetleri de nüfus dağılışını etkilemektedir. Zonguldak’ta taş kömürü, Batman’da petrol sayesinde nüfus miktarı artmıştır.
Tarım faaliyetlerinin yoğunlaştığı verimli ovalar da nüfusun arttığı alanlar olarak dikkat çekmektedir. Örneğin; Çukurova, Silifke, Gediz, Çarşamba, Eskişehir, Bursa, Balıkesir, Malatya ve Elazığ gibi. Akdeniz ile Ege ve Marmara denizlerinin kıyı kesiminde bulunan birçok yerleşim alanı, turizm faaliyetlerine bağlı olarak gelişmiş ve bu alanlarda nüfus artmıştır. Örneğin; Bodrum, Marmaris, Alanya, Manavgat, Kemer ve Kuşadası gibi.
Ulaşım
Ulaşım olanaklarının iyi olduğu bölgelerde sanayi, ticaret ve turizm gibi faaliyetlerde iyi olduğu için nüfus da yoğunlaşır. Önemli kara, deniz, demir ve hava yollarına yakın yerleşim alanları da nüfusun sıklaştığı yerler arasındadır. Örneğin; İstanbul, İzmir, Ankara, Konya, Eskişehir, Kayseri ve Gaziantep gibi illerin gelişmesinde bu yerleşim yerlerinin işlek yolların kesiştiği noktalarda bulunması etkili olmuştur. Ayrıca dış ticarette Türkiye’nin önemli giriş çıkış noktaları olan büyük limanlara sahip yerler de aynı özelliğe sahiptir ve yoğun olarak nüfuslanmıştır.
İç ve Dış Göçler
Türkiye’de nüfusa çeşitli iş olanakları sağlayan sanayi, ticaret, tarım gibi birçok ekonomik faaliyet daha çok batı bölgelerinde yoğunlaşmıştır. Bu durum özellikle doğu bölgelerden bu bölgelere doğru göçleri artırmıştır. Bu nedenle bu bölgeler, hem nüfus yönüyle hem de kalabalık nüfuslu yerleşmeler yönüyle önde gelmektedir.