Kırım’ın Osmanlı Devleti’nin elinden kopma süreci, 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması ile başlamıştır. Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti, Kırım’ın siyasi olarak bağımsız olduğunu kabul etmiş ve Rusya’ya boğazlardan geçiş hakkı tanımıştır. Ayrıca Rusya’ya Kırım Hanlığı üzerinde himaye hakkı vermiş ve Kırım Hanı’nın seçilmesinde halifenin onayının şart olduğunu belirtmiştir.
Küçük Kaynarca Antlaşması’ndan sonra Rusya, Kırım Hanlığı üzerindeki nüfuzunu artırmaya çalışmış ve 1783’te Kırım’ı resmen ilhak ederek topraklarına katmıştır. Osmanlı Devleti, bu ilhakı tanımak zorunda kalmış ve 1792 Yaş Antlaşması ile Kırım’ın Rus toprağı olduğunu resmen kabul etmiştir. Böylece Kırım’ın Osmanlı Devleti’nin elinden kopma süreci tamamlanmıştır.
Kırım’ın Osmanlı Devleti’nin elinden kopması, Osmanlı Devleti için büyük bir kayıp olmuştur. Çünkü Kırım, Karadeniz’deki Osmanlı egemenliğinin bir simgesi ve güvencesiydi. Ayrıca Kırım, Osmanlı Devleti’nin ticari ve askeri açıdan önemli bir liman bölgesiydi. Kırım’ın kaybedilmesi, Osmanlı Devleti’nin gerileme dönemine girdiğinin ve boğazlar meselesinin uluslararası bir sorun haline geldiğinin de bir göstergesiydi.