Hayatımız boyunca birçok duygu yaşarız. Bazıları bizi mutlu eder, bazıları bizi üzgün kılar. Bu duyguları tek başımıza yaşamak yerine, başkalarıyla paylaşmak hem kendimiz hem de çevremiz için daha iyi olur. Çünkü paylaşmak, duygularımızın etkisini artırır veya azaltır. Üzüntüler paylaştıkça azalır, mutluluklar paylaştıkça çoğalır.
Üzüntülü olduğumuz zamanlarda, içimize atmak yerine, bize yakın olan birine anlatmak, bizi rahatlatır. Çünkü o kişi bize destek olur, bizi anlar, bize tavsiye verir, bize moral verir. Böylece üzüntümüzü yalnız taşımak zorunda kalmayız, birlikte hafifletiriz. Mesela, bir sınavda başarısız olduğumuzu düşünelim. Bu durumda, ailemize, arkadaşlarımıza veya öğretmenlerimize durumu anlatırsak, bize yardımcı olacaklarını, daha çok çalışmamız gerektiğini, başka bir şansımız olduğunu söyleyeceklerdir. Bu da bize umut verecek ve üzüntümüzü azaltacaktır.
Mutlu olduğumuz zamanlarda ise, sevincimizi başkalarıyla paylaşmak, bizi daha da mutlu eder. Çünkü o kişiler de bize sevinir, bizi tebrik eder, bizi kutlar, bizi övünç duyar. Böylece mutluluğumuzu yalnız yaşamak yerine, birlikte büyütürüz. Mesela, bir yarışmada birincilik kazandığımızı düşünelim. Bu durumda, ailemize, arkadaşlarımıza veya öğretmenlerimize haber verirsek, bize gurur duyacaklarını, bizi alkışlayacaklarını, bizi ödüllendireceklerini göreceğiz. Bu da bize keyif verecek ve mutluluğumuzu çoğaltacaktır.
Sonuç olarak, duygularımızı paylaşmak, hayatımızı daha güzel ve anlamlı kılar. Üzüntülerimizi paylaşarak azaltır, mutluluklarımızı paylaşarak çoğaltırız. Paylaşmak, insanı insan yapan en önemli özelliklerden biridir. Paylaşan insan hem kendini hem de çevresini mutlu eder.