Ulusal egemenlik sözü, devletin gücü olan egemenliğin doğrudan doğruya ulusa ait olması anlamına gelmektedir. Ulusal egemenlik ilkesine göre, devletin kurucu ve yönetici gücü, bazı kişi veya gruplarda değil, halktadır. Halk, kendi iradesini, demokratik seçimlerle belirlediği temsilciler aracılığıyla mecliste ortaya koyar. Böylece, ulus kendi kaderini tayin eder.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda da ulusal egemenlik ilkesi önemli bir rol oynamıştır. Mustafa Kemal Atatürk, Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmasından sonra emperyalist güçlere karşı bağımsızlık mücadelesi başlatmış ve 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni açmıştır. Atatürk, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” diyerek, ulusal egemenliğin temelini atmıştır.