Gelişmişlik düzeyi, bir ülkenin ekonomik, sosyal ve siyasi açılardan ne kadar gelişmiş olduğunu gösteren bir kavramdır. Nüfus ise, belirli bir zaman ve mekânda yaşayan insan sayısıdır. Gelişmişlik düzeyi ile nüfus arasında genellikle ters orantılı bir ilişki vardır. Yani, gelişmişlik düzeyi arttıkça nüfus artış hızı azalır; gelişmişlik düzeyi azaldıkça nüfus artış hızı artar.
Bu ilişkinin arkasında yatan sebepler şunlardır:
-
Eğitim seviyesi: Gelişmiş ülkelerde eğitim seviyesi yüksektir. Eğitim seviyesi yükseldikçe, insanlar daha bilinçli ve sorumlu olur. Ayrıca, kadınların eğitimi ve iş hayatına katılımı da artar. Bu da doğurganlığı azaltır. Gelişmemiş ülkelerde ise eğitim seviyesi düşüktür. Eğitim seviyesi düştükçe, insanlar daha bilinçsiz ve sorumsuz olur. Ayrıca, kadınların eğitimi ve iş hayatına katılımı da azalır. Bu da doğurganlığı artırır.
-
Sağlık hizmetleri: Gelişmiş ülkelerde sağlık hizmetleri yaygın ve kalitelidir. Sağlık hizmetleri iyileştikçe, insanların yaşam süresi ve yaşam kalitesi artar. Ayrıca, anne ve çocuk ölümleri azalır. Bu da nüfusun yaşlanmasına yol açar. Gelişmemiş ülkelerde ise sağlık hizmetleri kısıtlı ve yetersizdir. Sağlık hizmetleri kötüleştikçe, insanların yaşam süresi ve yaşam kalitesi azalır. Ayrıca, anne ve çocuk ölümleri artar. Bu da nüfusun gençleşmesine yol açar.
-
Ekonomik faaliyetler: Gelişmiş ülkelerde ekonomik faaliyetler çeşitli ve gelişmiştir. Ekonomik faaliyetler geliştikçe, insanların gelir düzeyi ve refah seviyesi yükselir. Ayrıca, tüketim alışkanlıkları ve yaşam tarzları değişir. Bu da nüfusun stabil olmasını sağlar. Gelişmemiş ülkelerde ise ekonomik faaliyetler tek tip ve geridir. Ekonomik faaliyetler geriledikçe, insanların gelir düzeyi ve refah seviyesi düşer. Ayrıca, tüketim alışkanlıkları ve yaşam tarzları sabit kalır. Bu da nüfusun hızlı büyümesine neden olur.