Bir ülkenin kalkınmasında nüfus, hem olumlu hem de olumsuz bir etkiye sahip olabilir. Nüfusun artması, ülkenin insan kaynağına, tüketimine, üretimine ve gelirine katkı sağlayabilir. Ancak nüfusun aşırı artması, doğal kaynakların tükenmesine, çevre kirliliğine, işsizliğe, yoksulluğa ve sosyal sorunlara yol açabilir. Bu nedenle, nüfusun kalkınmaya etkisi, nüfusun niteliği, dağılımı, yaş yapısı, eğitim düzeyi, sağlık durumu ve planlaması gibi faktörlere bağlıdır.
Örneğin, eğitimli ve nitelikli bir nüfus, ülkenin ekonomik büyümesini ve rekabet gücünü arttırabilir. Ekonominin gelişmesinin temel dinamiği insan sermayesi ve yarattığı yeniliklerdir. Ayrıca genç ve dinamik bir nüfus, ülkenin potansiyel çalışma gücünü yükseltebilir. Ancak bu nüfusun istihdam edilebilmesi için uygun altyapı, eğitim ve sağlık hizmetleri sunulması gerekir.
Öte yandan, yaşlı ve bağımlı bir nüfus, ülkenin sosyal güvenlik harcamalarını arttırabilir. Bu da bütçe açığına ve kamu borcuna neden olabilir. Ayrıca kırsal alanlardan kentlere yönelik yoğun göçler, şehirlerdeki altyapı sistemlerinin yetersizliğine ve plansız kentleşmeye yol açabilir. Bu da çevresel ve sosyal sorunları beraberinde getirebilir.