Akarsu aşındırma şekilleri, akarsuların yeryüzünde kayaçları aşındırması sonucu oluşan şekillerdir. Akarsu aşındırma şekilleri, hem yeryüzünde hem de yeraltında görülebilir. Akarsu aşındırma şekilleri, Türkiye’nin farklı bölgelerinde yaygın olarak bulunur.
-
Yeryüzü akarsu aşındırma şekilleri, akarsuların kayaçları aşındırması sonucu oluşan şekillerdir. Yeryüzü akarsu aşındırma şekillerinin başlıcaları şunlardır :
-
Vadi: Akarsuların dağların arasında oluşturduğu uzun ve dar çukurlara denir. Bu çukurlar, genellikle V veya U şekillidir. Vadi içinde akarsular veya göller oluşabilir .
-
Kanyon: Akarsuların sert kayaçları derinlemesine aşındırması sonucu oluşan dar ve dik yamaçlı vadilere denir. Kanyonlar, genellikle V şekillidir. Kanyon içinde akarsular akar .
-
Delta: Akarsuların denize ulaştıkları yerde taşıdıkları alüvyonları biriktirmesi sonucu oluşan üçgen biçimli ovalara denir. Deltalar, genellikle üçgen şekillidir. Delta içinde akarsuların kolları oluşur .
-
Yeraltı akarsu aşındırma şekilleri, akarsuların yeraltındaki kayaçları aşındırması sonucu oluşan şekillerdir. Yeraltı akarsu aşındırma şekillerinin başlıcaları şunlardır :
-
Mağara: Akarsuların kireçtaşı gibi çözünebilir kayaçları eritmesi ve oyarak boşluklar oluşturması sonucu oluşan yeraltı boşlukları. Mağaralar, yeraltında akarsuların aktığı kanallar veya göller içerir .
-
Lapya: Akarsuların kireçtaşı gibi çözünebilir kayaçların yüzeyini eritmesi ve oyarak çukurlar oluşturması sonucu oluşan yeryüzü boşlukları. Lapya, yeryüzünde akarsuların aktığı kanallar veya göller içerir .
-
Dolomitik: Akarsuların dolomit gibi çözünebilir kayaçların yüzeyini eritmesi ve oyarak oyuklar oluşturması sonucu oluşan yeryüzü boşlukları. Dolomitik, yeryüzünde akarsuların aktığı kanallar veya göller içerir .
Akarsuların meydana getirdiği başlıca aşındırma şekilleri şunlardır.
a. Vadi
Akarsuyun ilk doğduğu yerden ağız kısmına kadar içerisinde aktığı çukurluğa vadi denir. Arazi yapısına, yük miktarına, eğime ve akış hızına bağlı olarak farklı vadi çeşitleri oluşur.
Bu vadiler şunlardır:
Çentik Vadi
Eğimin fazla, akış hızının yüksek ve genellikle kaynak noktalarına yakın yerlerde derine doğru aşındırmanın çok olduğu alanlarda oluşan V harfi şeklindeki vadilerdir. Bu vadilerin tabanları oldukça dardır. Bu akarsuların enerji potansiyelleri de çok yüksektir.
Boğaz (Yarma) Vadi
Dağların genellikle denize paralel olarak uzandığı yerlerde akarsuların dağları dikine keserek geçmesi ile oluşan dik yamaçlı ve U harfi şeklindeki vadilerdir. Vadi tabanları oldukça dar, yamaçlar diktir.
Kanyon Vadi
Yatay olarak uzanan farklı dirençteki tortul kütlelerin farklı hızlarda aşınması ile oluşan basamaklı yapıdaki vadilerdir. Bu tip vadiler genellikle kalkerli yapıdaki araziler üzerinde gelişirler. Dünyanın en meşhur kanyon şekili vadisi ABD’deki Büyük Kanyon’dur.
Geniş Tabanlı Vadi
Akarsu aşındırmasının sonlarına doğru denge profiline yaklaşan akarsularda eğimin azalması ile birlikte derine ve geriye doğru aşındırma azalarak daha çok yana doğru aşındırmalar görülür. Yana doğru aşındırma ile vadilerin tabanları genişler, yamaçlar yatıklaşır. Bu aşamada vadinin tabanında toprak birikmeleri de görülmeye başlar.
Yatık yamaçlı (Asimetrik) Vadi
Derine doğru aşındırmaların azalıp yana doğru aşındırmanın arttığı, vadi yamaçlarının farklı dirençteki tabakalardan oluştuğu vadi tipidir. Yamaçlar farklı dirençteki kayaçlardan oluştukları için akarsular tarafından farklı hızla aşındırılırlar. Bu nedenle dayanıksız yamaçlar çok aşınır, Dayanıklı yamaçlar ise az aşınarak bu vadi tipini oluştururlar.
b. Dev Kazanı
Eğimin birdenbire kesintiye uğradığı yerlerde akarsuların çağlayanlar ve şelaleler yaparak aşağı doğru düştüğü yerlerde, düşen suyun döküldüğü alanda oluşan derin çukurluklara dev kazanı denir. Dev kazanının büyüklüğünü dökülen suyun miktarı, döküldüğü yükseklik ve kayaçların dayanıklılığı etkiler. Niagara ve İgauzu Şelaleri’nin çukurlukları dev kazanlarına örnektir.
c. Peribacası
Bitki örtüsünün cılız olduğu tüf ile kaplı volkanik alanlarda sel sularının ve akarsuların aşındırması ile oluşan üstte dayanıklı altta ise dayanıksız malzemelerden meydana gelen kulemsi yapıya sahip yer şekilleridir. Peribacaları hem iç kuvvetler hem de dış kuvvetlerin etkisi ile meydana gelirler. Rüzgârların da dolaylı ve kısıtlı bir etkisi söz konusudur.
ç. Kırgıbayır (Badlans)
Kurak ve yarı kurak alanlarda sel sularının dağ yamaçlarını küçük yarıntılar şeklinde parçalaması ile oluşan akarsu aşınım şeklidir. Genellikle eğimli ve bitki örtüsü bakımından fakir dağlık ve engebeli alanlarda daha yaygın olarak görülürler.
d. Menderes
Eğimin azaldığı, akış hızının düştüğü, aşındırmanın azaldığı alanlarda akarsuların yapmış oldukları kıvrımlara denir. Bir alanda mendereslerin oluşabilmesi için eğimin azalması gerekir. Mendereslere en fazla delta ovalarında ve grabenler içerisindeki akarsularda rastlanılır.
Menderes oluşturan bir akarsuyun en önemli özellikleri şunlardır:
-
Yana ve derine doğru aşındırması azalır.
-
Akış hızı düşer.
-
Akarsuyun boyu uzar.
-
Akarsu sık sık yatak değiştirir.
-
Hem aşındırma hem de biriktirme yaparlar.
e. Plato
Akarsular tarafından derince parçalanmış hafif engebeli geniş düzlüklere plato adı verilir. Bir alanda plato oluşabilmesi için deniz seviyesine yaklaşmış bir alanın tekrar yükselmesi veya deniz seviyesinin alçalması gerekir. Bu hareketlerin sonunda denge profili bozulacağından akarsuların aşındırması tekrar canlanır, araziyi parçalayarak derine doğru gömülürler.
Platolar oluşumlarına göre başlıca dört gruba ayrılarak incelenirler:
1. Aşınım platoları: Yeryüzünün yüksek alanları çeşitli dış kuvvetler tarafından uzun zaman boyunca aşındırılarak düzleştirilirler. Düzleşen ve alçalan bu geniş alanlar daha sonra epirojenik hareketlerle tekrar yükselirler. Yükselen bu alanlar akarsular tarafından tekrar parçalanır. Bu platoların oluşumu için uzun zamana ihtiyaç vardır.
2. Tabaka düzlüğü platoları: Yüzeydeki sert tabakanın üzerinde akarsuların derine doğru aşındırma yaparak vadiler içerisine gömülmesi ile oluşan platolardır. Çok yaygın olan bir plato grubudur.
3. Lav platoları: Volkanik olaylar sonucunda yerin iç kısmındaki lavların kırık hatları boyunca yüzeye çıkıp çukur alanları doldurup düzleştirmesi sonucu oluşan platolardır. Volkanizmanın yoğun olarak görüldüğü ülke ve bölgelerde daha sık rastlanılırlar.
4. Karstik Platolar: Eriyebilen kayaçların yaygın olarak bulunduğu alanlarda suların kayaçları yüzeyden itibaren eriterek düzleştirmesi veya yüzey akarsularının aşındırma ve erimeler ile araziye gömülmesiyle oluşan platolardır. Özellikle kalkerin yoğun bulunduğu alanlar ve ülkelerde daha yaygın olarak bulunurlar.
f. Peneplen (yontukdüz)
Akarsu aşındırmasının son döneminde ortaya çıkan deniz seviyesine yakın hafif dalgalı geniş düzlüklere peneplen (yontukdüz) denir. Bir arazinin peneplen hâline gelebilmesi için tektonik hareketlerin görülmediği milyonlarca yıllık bir süre gerekmektedir. Özellikle I. jeolojik zamanda oluşmuş çok eski arazilerde peneplenler ortaya çıkar. Peneplen hâlini almış arazilerde akarsuların akış hızları düşer aşındırmanın yanında yer yer biriktirme şekillerine de rastlanılır.