Türkiye’nin dağları, ülkenin topoğrafyasını şekillendiren önemli bir unsurdur. Türkiye’de üç farklı şekilde oluşmuş dağlar bulunur: kıvrım dağları, tektonik dağları ve volkanik dağları. Bu dağlar, coğrafi bölgelere göre farklı özellikler gösterir. Aşağıda Türkiye’nin dağları hakkında bazı bilgiler verilmiştir.
-
Kıvrım dağları: Alp-Himalaya Orojenezi ile oluşan bu dağlar, Türkiye’nin kuzey ve güneyinde iki kuşak halinde uzanır. Kuzeyde Karadeniz Dağları, güneyde Toros Dağları bu dağların temsilcileridir. Bu dağlar, Tetis Okyanusu kıyılarında çökelen tortulların kıvrılması ile meydana gelmiştir. Kıvrım dağları yükselirken akarsular da vadilerini derine doğru gömmeye ve dağları boğaz vadilerle geçmeye başlamışlardır. Kıvrım dağlarının en yüksek zirvesi, Buzul Dağları üzerindeki Uludoruk Tepesi’dir (4.136 m).
-
Tektonik dağlar: Düşey yönlü tektonik hareketlere bağlı olarak oluşan bu dağlar, çoğunlukla Batı Anadolu’da bulunur. Faylanmaya bağlı gerilim ve sıkışma neticesinde Ege kıyılarında horst-graben sistemi oluşmuştur. Kaz Dağları, Madra Dağı, Yunt Dağı, Spil Dağı, Bozdağlar, Aydın Dağları, Menteşe Dağları, Palandöken Dağı, Nur Dağı ve Kars-Aras Dağı bu dağlara örnektir.
-
Volkanik dağlar: Türkiye’de volkanik alanlar oldukça geniştir. Anadolu’nun en yüksek dağı Ağrı Dağı (5.137 m) ve Küçükağrı Dağı (3.896 m) Tersiyer ve Kuaterner zamanlarında farklı püskürmelerin eseridir. Doğu Anadolu’daki Süphan Dağı (4.058 m), Nemrut Dağı (3.050 m), Tendürek Dağı (3.533 m) volkanik dağlardır. İç Anadolu’daki Erciyes Dağı (3.916 m), Melendiz Dağı (3.936 m), Hasan Dağı (3.258 m), Karacadağ (2.271 m) Kuaterner püskürmeleriyle oluşan volkanik dağlardır.
Kıvrım Dağlarımız
Kıvrım dağları orojenik hareketler sonucu yan basınca uğrayan, elastiki (esnek) yapılı tabakaların kıvrılarak yükselmesi sonucu oluşmuştur. Ülkemizdeki kıvrım dağları Alp-Himalaya kıvrım dağları kuşağı içerisinde yer almaktadır. Kuzey Anadolu Dağları, Toros Dağları ve iç kısımlardaki dağlarımızın önemli bir kısmı bu grupta yer alır.
Ülkemizdeki başlıca kıvrım dağlarımızın dağılışları şu şekildedir:
Kırık Dağlar
Orojenez ve epirojenez sırasında elastiki olmayan bazı kütleler kıvrılma yeteneğini kaybederek kırılırlar. Kırılma sonrasında bazı kısımlar çökerken, bazı kısımlar yüksekte kalmaktadır. Kırılma sırasında yüksekte kalan kısımlar horst, alçakta kalan kısımlar graben adı verilen yer şekillerini oluşturmaktadır. Horst ve grabenler arasında ise fay hatları bulunmaktadır. Ülkemizde bu dağların en çok bulunduğu yer Ege bölgesidir. Ege bölgesinde yer alan kırıklı dağlarımız bir sıra hâlinde kuzeyden güneye doğru Kaz Dağları, Madra Dağları, Yund Dağları, Bozdağlar, Aydın Dağları ve Menteşe (Muğla) Dağlarıdır. Bu dağ sıralarının arasında ülkemizin önemli akarsuları akar. Akdeniz bölgesinde Çukurova ile Hatay arasında yer alan Nur (Amanos) Dağları kırık dağlarımız arasındadır.
Volkanizma ile Oluşan Dağlarımız
Yerin derinliklerinden yeryüzüne ulaşan kül lav veya diğer maddelerin zaman içerisinde üst üste birikmesi ile oluşan dağlara denir. III ve IV. jeolojik zamanlarda Türkiyede yaşanan volkanik faaliyetler sonucu oluşan volkanik dağlarımız bulunmaktadır. Ülkemizde aktif bir yanardağ bulunmamaktadır. Volkanik dağlarımız yaygın olarak Dogu Anadolu ve İç Anadolu Bölgelerimizde bulunmaktadırlar.